MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, 'MHP tek başına iktidar olma yolunda son viraja girdi' derken 2010'da 'erken seçim' yapılacak ısrarını da sürdürdü.
Bölükbaşı, ''Milliyetçi Hareket, tek başına iktidar yolculugunda son viraja girmiştir. 7 Kasım 2010 tarihinde seçim olacak ve AKP iktidarı sona erecektir'' dedi.
Bayburt'a gelen Bölükbaşı, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek cemiyet başkanı Yaşar Yıldız ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre görüştü.
Bölükbaşı, yaptıgı açıklamada, ''Türkiye'nin bugün içinden geçmekte oldugu kriz ve kaos ortamı nın seçim sandıgının vakit geçirilmeden Türk milletinin önüne getirilmesiyle ancak aşılabilecegini'' savundu. Sıkıntıların çok ciddi boyutlara ulaştıgını ifade eden Bölükbaşı, ''ülkenin yoksullaşmakta, soyulmakta ve bölünmek istenmekte oldugunu'' ileri sürdü. Deniz Bölükbaşı, şöyle devam etti:
''Türkiye'yi 7,5 yıla yakın bir süredir büyük bir Meclis çogunlugu ile yöneten AKP iktidarının bu yıkım ve tahribat döneminin sonrasında Türkiye'nin geldigi nokta ortadadır. Bir uçurumun kenarına gelen Türkiye'yi, tedavisi ileride çok zor olacak badirelerle karşı karşıya bırakmamak için tek çıkar yol, Türk milletinin hakemligine başvurulmasıdır. Milliyetçi Hareket, tek başına iktidar yolculugunda son viraja girmiştir. 7 Kasım 2010 tarihinde seçim olacak ve AKP iktidarı sona erecektir. Sayın Başbakan ne kadar Türk milletine sahte demokratlık yaparsa yapsın, seçim sandıgını bu yıl için Türk milletinin önüne getirecegiz.''
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ve İsveç Parlamentosu'nda Ermeni iddialarını içeren tasarıların kabul edilmesine ilişkin de degerlendirme yapan Bölükbaşı,şunları kaydetti:
''AKP'nin ilkesiz, pusulasız ve vizyonsuz dış politikasının çok çarpıcı bir örnegidir bu. Türkiye maalesef kendi eliyle çok kötü bir duruma düşürülmüştür. Bu konularda iktidara ne desek nafiledir. Bunlar teslimiyetçi, ilkesiz, inançsız anlayışla hiçbir şey yapamaz. Yapacakları sadece büyükelçiyi istişare etmek için geri çekmek olur. 15 gün sonra da büyükelçi Amerika'ya geri dönecektir. İsveç Parlamentosu'nun aldıgı karar da çok manidardır.
Yine AKP hükümeti büyükelçiyi geri çagırıp 15 gün sonra tekrar görevine gönderme düsturu içerisinde hareket edecektir. Bunlardan şahsiyetli, Türkiye'nin çıkarlarını gözeten dış politika ve buna uygun bir strateji beklemek hata olur. Bunun için kendilerine bir tavsiyede bulunmak nafiledir.''