Askeri savcı, Dursun Çiçek’i “İrtica İle Mücadele Planı’nı hazırladıgı†için degil, “ast üst ilişkisini zedeledigi†iddiasıyla tutuklanması istemiyle mahkemeye sevketmiş
Albay Dursun Çiçek imzalı İrtica İle Mücadele Eylem Planı’yla ilgili Adli Tıp Genel Kurulu, Emniyet ve TÜBİTAK’ın ‘imza Dursun Çiçek eli ürünü’ raporlarının ardından Jandarma Kriminal de aynı yönde rapor verince Askeri Savcılık, Çiçek’i tutuklanması istemiyle mahkemeye sevketmiş, ancak mahkeme serbest bırakmıştı. Askeri Mahkeme’nin bu kararın arkasındaki nedenlere ulaşıldı. Çiçek’in tutuklamayı gerektirmeyecegi kesin olan bir suçlama ile mahkemeye sevkedildigi ortaya çıktı.
‘YETERLİ DEÄİL’ KAMPANYASI
Genelkurmay’dan yapılan açıklamada “yeni bulgular†nedeniyle askeri savcılıgın Dursun Çiçek’i ‘tutuklanması’ istesimiyle askeri mahkemeye sevkettigini ve mahkemenin serbest bıraktıgını duyurmuştu. Bunun ardından başta CHP lideri Deniz Baykal “askeri mahkemenin bile yeterli görmedigi delil†degerlendirmesi yapmıştı. Ancak, Askeri Savcılıgın, Albay Çiçek hakkında yaptıgı işlemin İrtica Planı ve içerigiyle ilgili olmadıgı ortaya çıktı.
AST-ÜST İLİŞKİSİNİ ZELEDELEMEK
Askeri savcılıgın, Çiçek belgenin içerigindeki suçlar nedeniyle degil, tutuklamayı gerektirmeyecek “astlık üstlük ilişkilerini zedelemek†suçlamasıyla mahkemeye sevkettigi ögrenildi. Tuggeneral Müjdat Uzun, Yarbay Mehmet Yüzbaşıoglu ve Binbaşı Bedrettin özgür’den oluşan Askeri Mahkeme Heyeti, askeri savcılıgın gönderdigi gerekçe üzerinden yaptıgı degerlendirmede Çiçek’in tutuklanması talebini reddettigi ifade edildi. Çiçek bu suçtan tutuklansa 6 ay ile 3 yıl arasında hapis yatacaktı.
DARBE SORUŞTURMASI YOK SAYILIYOR
“Belge üzerinde adli soruşturmada yapılması gereken teknik incelemeler yapılmıştır†diyen emekli Başsavcı Reşat Petek, askeri savcılıgın parmak izi gibi başka işlemlere tabi tutmasını “sivil savcılıgının darbe soruşturmasını dikkate ve ciddiye almayan†bir tavır olarak niteledi.
önce Şüphe yarat sonra kurtar
Genelkurmay Askeri Savcılıgı, ıslak imzalı orjinal belge üzerinde “parmak izi, askeri yazışma usullerine uygunlugu, taklit edilip edilmedigi, imzanın atılmış olabilecegi tarih tespiti, belgenin yazımında kullanılan kagıt, yazıcı ve mürekkebin Genelkurmay’da kullanılan ürünlerle uyumlu olup olmadıgı†incelemeleri yapılacak. Bu işlemler bir dizi kimyasal madde yardımıyla mümkün olabiliyor. Hukukçular, bu işlemlerin belgenin orijinal halini bozacagı uyarısında bulundu. Islak imzalı belgenin önemli bir maddi delil oldugunu belirten emekli Başsavcı Reşat Petek “Bu belge üzerinde kimyasal bir takım analiz ve incelemelerle, yarın artık karşılaştırma özelligi kalmamış denecek bir şekilde, bozulmuş, asıl özelligini kaybetmiş hale gelirse, korkarım bu belge bu yolla işe yaramaz veya kullanılamaz hale getirilme riskini taşıyor†dedi. Islak belge üzerindeki tahribatın, o belgenin delil vasfını kaybettirmeyeceginin altını çizen Petek, “Ama ikinci bir soruşturmada çelişki ortaya çıkması, mahkeme aşamasında mahkemenin delili yeniden görmek istemesi halinde belki de şüpheler ortaya çıkaracaktır. Hukukta ‘şüpheden sanık yararlanır’ genel ilkesi vardır. Buradan istifade ile bu işin sorumlularının kurtarılması operasyonu yapılabilir†uyarısı yaptı.
ISLAK İMZA OPERASYONU
Adli Tıp, TÜBİTAK, Emniyet ve Jandarma Krikinal tarafından 7 kez dogrulugu onaylanan Dursun Çiçek'in ıslak imzalı belgesine operasyon için dügmeye basıldı.
Meçhul Subay haklı çıktı: Senaryolar uygulanıyor
Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandıgı Adli Tıp Kurumu, Emniyet, TÜBİTAK ve Jandarma tarafından tespit edilen 'Kaos belgesi'yle ilgili son tartışmalar akıllara İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıgı'na gönderilen bir ihbar mektubunu getirdi. 'Meçhul Subay' rumuzu ile 2 Kasım 2009 tarihinde gönderilen e-mailde belgedeki imzanın Dursun Çiçek'e ait oldugu kesinleşmesinden sonra yaşanabilecek olaylar sıralanıyordu. Söz konusu olayların tamamının bugün yaşanıyor olması dikkat çekiyor.
İşte o e-maildeki ifadeler:
- Belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkartılacak. Belgenin içeriginden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılması saglanacak.
- Belgenin gerçekligini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratılacak.
- Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazeteciler belgenin gerçek olmadıgına ikna edilecek, inanmayanlar yıpratılacak.
İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekligine olan inanç sarsılacak.
- Bu girişimlerle sonuç alınamaz ise askeri savcılık aracılıgı ile suçluların sadece Dursun Çiçek ve alt kademe personel oldugu şeklinde karar aldırılacak. Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılması saglanacak. Yargılama sürecinin, emir vererek, çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.
Kaynak: Star