' Geçmi?, ?imdi ve gelecek arasyndaki ayrym sadece bir yanylsamadan ibarettir, ne kadar kalycy olsa da'
Albert Einstein
Yedi ya?ymdayken benim için kötü bir rüya gördüm, uyandy?ymda bunun bir rüya oldu?una sevinmi?tim. Aradan bir, iki hafta geçtikten sonra rüyamda gördü?üm her?ey gerçekle?ti. Bu hatyrlady?ym ilk birebir aynysy gerçekle?en rüyaydy. Sonraki yyllarda da bu rüyalardan gördüm hatta bazan uyanykken gelecek ile ilgili vizyonlar aldym. Aslynda gelecekte olacak kötü olaylary önceden hissetmek, kimseye söyleyememek özelllikle yeti?me ça?larymda beni çok üzmekte idi. Belki de bilinmeyene ilgi duymama da bunlar sebep oldu….
Burada bunlardan daha fazla bahsetmeyece?im ama zamanla ilgili daha ba?ka bir ?ey fark etmeye ba?ladym. Daha do?rusu Zaman nedir?
Haberci Rüya ve Vizyonlar da; bu gün böyle bir rüya görsem, rüyamdaki olay gelecekte realize olacak, yaryn böyle bir rüya gördü?ümü hatyrlayaca?ym ama rüya geçmi?te kaldy ama rüyamdaki olacak olay hala gelecekte…Rüya ya da vizyon realize oldu?unda ise bunlaryn hepsi geçmi?te kalacak. Kafanyz kary?ty my? Tekrar Haberci Rüya ya da Vizyon anyna dönersek, rüyada fiziken bedenim ?imdiki zamanda ama bilincim gelecek zamanda olacak olaylary ya?yyor/izliyor. Rüyalar bir çe?it farkly bilinç hali deniyor ve bu farkly bilinç halinde Zaman yok, an var.
Burada bir gözlemimi de belirtmede fayda var, özellikle haberci vizyonlarda sadece 2-3 saniye süren algyla?ymyz zaman ölçüsünde saatler yada günler sürecek bir olayy görebiliyorum. Peki tüm rüyalarym ya da vizyonlarym haberci olmamasyna ra?men, haberci olanlary önceden nasyl anlayabiliyorumu merak ettiyseniz, bu his sykynty duygusuna benzeyen bir ?ekilde kendini belli ediyor. Hani 2-3 gün evde kapaly kaldy?ynyzda duydu?unuz sykyntyya benzeyen ve sizi zamanyn yanylsamasyndan ba?ka bir e?i?e bakmaya dayanabilece?iniz kadar sokan ve genelde geri kaçty?ynyz…Benim deneyimlerimin benzerlerini ya?ayan bir arkada?ym, benim Zamanyn E?i?i dedi?im yere tünel diyor.
Bir haberci rüya ya da vizyon aldy?ymda bir ?ekilde bilincimin tüm zamanlaryn, e?zamanly oldu?unu anlady?y an. Bunu farkynda olmadan yaparken, anlamasam da…
Ya Zaman Makinesi..?
Tüm zamanlar e?er ayny anda zaten var ve bunu algylamyyor isek, Zaman Makinesine gerek var my? Böyle bir araç bir yerden bir yere gitmek için kullanylacaksa; zamanlar zaten ?uan da var, bir yerde de?il ki, burada…Burada olan bir ?ey için gitmeye gerek var my? Belki Zamanyn bu farkly frekans boyutlaryna bir ?ekilde geçiliyor, bu frekansa geçmek için ise bir makina kullanylabilir yada bedeni bir yere göndermek yerine bilinci Zamanyn bu farkly frekans dilimleri içerisine göndermek gerek. Gerçi ben bunu test etmek için gönüllü olmak istemem. Zamanyn E?i?i, sessiz tanyk oldu?umuz, olaylara ne o an, ne de olaca?y zaman müdahele edebildi?imiz bir yer. En azyndan ben müdahele edemedi?imi biliyorum. Belki de farkly zamanlar algylamak bilincin umutsuzluk ta?ymamak için bir sigortasy ya da tam tersi gelecekte olacak kötü olaya daha önce aly?mak için için erken uyary sigortasy. Hangisinin do?ru oldu?unu ben de bilmiyorum.
Zamanda gezen bilinç ise ya da zaman sadece bir yanylsama ise, bilinç bu gezintiye nasyl ba?lyyor ya da neden bazylarymyzyn bilinci bu gezintilere hiç çykmyyor. Benim ve bazylarymyzyn sebebini kontrol edemez ?ekilde gitti?imiz Zamanyn E?i?i bir yer mi..?
Hermetik dü?ünceye göre zaman ise, geçmi? de gelecek de ?u an mevcut de?ildir. ?u an ise öyle çabuk geçer ki hiçbir süreklili?i yoktur. “ ?imdi” dememizden bile önce o an geçmi?tir. ?imdiki zamany asla yakalayamayyz, o halde onun var oldu?unu söylememiz ne ?ekilde mümkündür? ( Hermetika, Hermes’in Kayyp Sözleri. Timothy Freke&Peter Gandy. Ege Meta Yayynlary)
‘?imdiki zaman ve geçmi? zaman
Belki birliktedir gelecek zamanda
Ve gelecek zamany kapsar geçmi? ya?am”
Diyor T.S.ELIOT.
Vikekananda ise, ‘Mutlak’da ne zaman ne uzam vardyr, ne de nedensellik. Ne zihin ne de dü?ünce olmady?yna göre orada zaman tasarymy yer almaz. Görülür hiçbir de?i?im olmady?yna göre orada uzam tasarymy var olamaz. Hareket ve nedensellik diye andyklarynyz, yalnyzca birin oldu?u bir yerde var olamaz. (Otuz Be? Do?u Filozofu. Diané Collins&Robert Wilkinson. Ayraç Yayynevi)
Vedantacy Sankara’ya göre, ‘Rüya da bilincinde oldu?umuz ?eyler uyanyk bilincimizce red edilir. Öte yandan uyanyk haldeyken bilincinde oldu?umuz, yerler ve benzeri ?eyler red edilmez.’ (Otuz Be? Do?u Filozofu. Diané Collins&Robert Wilkinson. Ayraç Yayynevi)
Ya sizce, nedir zaman? Zamanyn E?i?ine siz hiç gittiniz mi?
Zaman'yn e?i?in’den gördü?üm gelecek ile ilgili vizyonlaryn beni mutsuz etti?ini söyledi?im birisi ?öyle dedi; ‘ diyelimki sen kyrmyzy rengi seviyorsun, önünde bir yol var ve bu yoldan yüzlerce insan geçiyor. Sen kyrmyzyyy sevdi?in için, sadece kyrmyzy elbiseli insanlary görüyorsun’ Aslynda seneler önce buna benzer bir iç çözümü ve paralelinde iç huzuru bulmu? iken bu cümle ile bundan sonrasyny anlatmak daha iyi olacak.
Evet, sadece olumsuz olanlar aklymda kalyyor ve gördüklerim o zamanlar olumsuz olanlardy. Kyrmyzyyy sevdi?im için de?il ama kaybetmekten korktu?um insanlarla ilgili idi.
Olumlu olanlary nasyl görmeye ba?ladym hatyrlamyyorum ama galiba bunun için Hermes’de epey çaly?ty. ( Hermes’den daha ilerde detaylyca bahsedece?im )
Artyk E?zamanlylyk dan biraz bahsedelim. 2-3 ay kadar önce bu konuda (kaynak1)’de okudu?um kitaby okurken ben de ilerde anlataca?ym e?zamanlylyk deneyimlerini normalde fark ett?imden daha fazla fark ettim. Kozmik ?akacy, Hermes ile ilgili Net’te kim, ne yazmy?y ara?tyryrken Güne?’in sitesine rastladym. O’na gönderdi?im e-maile yazdy?y cevapda ise, kitaby seneler önce okudu?unu ve ilginçtir ki bir süredir tekrar masasynyn üzerine koydu?unu yazmy?ty.
E?zamanlylyk
Carl Jung, zaman ve sebep-sonuç zincirine ait geleneksel fikirlerin açyklayamady?y anlamly rastlantylary tasvir etmek için ‘e?zamanlylyk’ terimini ortaya koymu?tur. Büyük Kuantum fizikçisi Wolfrang Pauli ile çaly?yrken Jung bu rastlantylary zihin ve maddeyi, bilim ve ve ruhu içine alan fenomenler olarak açyklama yolunu arady. Böylece telepati, öngörü ve sezgi gibi parapsikolojik olaylar için mantykly açyklamalar elde etmeye çaly?ty.
E?zamanlylyk fikrinin Jung’un aklyna, 1920’lerde Albert Einstein’la yapty?y bir ak?am yeme?i syrasynda geldi?i söylenir. Böyle bir fikrin; Jung’un iç dünyada, Einstein’in dy? dünyada, kosmosta birlik arayy?yna büyük katkylarda bulunan bu iki adamyn aralaryndaki benzer bir sohbetten çykmasy uygun görünüyor. Bununla beraber, nedensel olarak birbirleriyle ili?kisiz olaylaryn art arda geli?inin anlamy dü?üncesi daha da gerilere gider. Jung’un kendisi Schopenhauer’den fikirlerinin ‘vaftiz babasy’ olarak söz ediyor.
Zaman ve E?zamanlylyk (bkz.kaynak2 )
Jung, fiziksel olaylaryn açyklanmasynda bilimsel dü?üncenin sebepsiz bir ?ekilde nedenselllik kavramynyn baskysy altynda oldu?u görü?ündeydi. Dolayysyyla, kuantum mekani?indeki olasylyk faktörü onu etkilemi?tir; bunun nedeni katy nedenselle?i ortadan kaldyrma e?ilimidir ve Jung, bundan ?u fikri çykarmy?tyr: Nedenselli?in yany syra, normalde ba?ymsyz biçimde fonksiyon gördü?ü gözlenen olaylary ba?layan ba?ka fiziksel prensip var olabilir. “ Olaylar, genelde bir yanda nedensellik zinciriyle ve öte yanda, bir tür anlamly çapraz ba?lanty yoluyla birbirlerine ba?lydyr.” Y?te bu fiziksel prensibe Jung, “ e?zamanlylyk “ adyny verdi. Bu e?zamanlylyk prensibi için çok sayyda anlaty biçimi ve bir ço?umuzun kolaylykla ba?lanty kurabilece?i kanyt toplady; örne?in, bir ki?inin uzun yyllar görü?medi?i eski bir arkda?y hakkynda konu?masyndan hemen sonra onunla kar?yla?masy ve ya yanly? telefon numarasy çevirmemiz sonucu telefonu açan ki?inin, yyllardan beri arady?ynyz ki?i olmasy gibi. Murry Hope (bkz. kaynak 2 ) kendi deneyimini ?öyle anlatyyor: “ ikinci tesadüf ara?tyrma amacyyla belirli bir kitaba ihtiyacym oldu?unda ortaya çykty. Londra metrosunda yolculuk ederken, gürültülü bir ö?renci grubu trene bindi; gürültü yapmalarynyn sebebi typ fakültesinden diplomalaryny almy? olmalaryydy. Bir kyz ö?rendi, içinde birsürü kitap olan bir çanta ta?yyordu ve erkek arkada?y ona ?öyle hitap etti; “ hayatym, artyk bunlara ihtiyacyn yok, hemen dy?ary fyrlat!” Bunun üzerine kyz, üç ciltlik kalyn kitaby “ Yyi günler!” diyerek kuca?yma byrakty. Y?te o anda istasyona geldik, kapylar açyldy ve ö?renciler, ?arky söyleyerek ve çylgynca ba?ry?arak treni terk ettiler. Söylememe gerek yok, bana verilen hediyeler, tam o syrada arady?ym kitaplary ta kendileriydi.”
Paul Davies ise, kuantum mekani?inin, uzayda birbirinden ayrylmy? olan e?zamanly olaylar arasynda ba?lantylaryn varolu?una izin verdi?ini kabul eder. Bu bilindi?i üzere, herhangi bir geleneksel bilimsel realite kavramynda imkansyzdyr. Paul Davies, e?zamanlylyk prensibinin, bilimsel-metafiziksel geçilmezlik synyryny geçmeksizin parçacyk fizi?i tarafyndan içine alynabilece?i yolu kavramlandyrmy?tyr.
1-) Bildi?imiz zaman, birsürü “ bantlardan “ yalnyzca biridir. Arada bir bunlar geçici olarak birbirlerine dokunurlar ve ya sadece mikrosaniye süresince birbirlerine yakla?yrlar fakat bu, a?yry derecede hassas olan beynin sinir hücrelerinin yakalamasy ve yorumda bulunmasy içi yeterlidir. Her biri özel bir program ta?yyan iki zaman bölgesinin belirli bir noktada yakynla?ty?yny farz edelim. Bir ki?i, bir programla me?güldür, di?eri ise, ikincisi ile u?ra?maktadyr. Dolayysy ile herikisinin yollary birle?me noktasynda birle?ir. Öyle ki, belirli programlar arasynda payla?ylan herhangi bir nitelik benim “kitap” anektodu örne?indeki gibi, her ne kadar ?uur altynda da olsa, söz konusu ki?iler tarafyndan otomatik olarak kaydedilecektir. Eminim ki bu kavram kuantum terimleriyle kolay bir ?ekilde açyklanabilir.
2-) Evren içinde belirli bir frekansda tüm zaman bir olu?undan ve bütün sezgi sahibi varlyklar pekala, hem Yç hem de Dy? Zamany(bkz. Ekte Teminolojik terimler), ?uurlu olmasada ?uurdy?y bir biçimde, ayny anda ya?ama yetene?i ile donatylmy? olabileceklerinden, o zaman hem birey, hem de daha geni? kapsamda dünya içinde evrimsel süreçleri gerçekle?tiren kozmik kanunlar i?in içine kary?acaktyr. Ba?ka bir deyi?le, zaman do?ru oldu?unda geli?memiz için önemli farz edilen olaylar, olaylaryn do?al aky?y içinde olu?acaktyr. ?unu göz önünde bulundurunuz; yakyndan bakyldy?ynda kaotik biçimde görünen küçük parçacyk hareketleri, uzaktan bakyldy?ynda, büyük güzellik simetrilerine ve tek amaca sebebiyet verebilirler; typky fraktallerin incelenmesindeki gibi. (ekte terminolojiye bakynyz) Bilgisayar Bilimi ile Kaos Biliminin birle?imi son zamanlarda, bilhassa fraktaller konusunda, soyuta biçim vermemize yardymcy olarak, de?i?ik frekanslarda i?leyen kozmik ilkeler bilgimize cömertçe katkyda bulunmu?tur.
Murry Hope, Telepati konusunda ?öyle diyor;
Bizim zamany incelememiz ile tamamen ilgili olan bir ?eyde telepati gücüdür çünkü, hem zamany, hem de uzayy (mekan) dy?aryda byrakmaktadyr ve mesajlary, y?yk hyzynyn önünden gitmektedir. Hope, dü?üncelerin ‘?eyler’ oldu?u kanysynda. Anlamy da, her dü?üncenin bir enerji parçasy ta?ymasy ve bunun sonucunda bir zaman bölgesinden di?erine transfer edilebilmeleridir. Dü?ünceler, büyük ölçüde soyut ve yönsüz olduklaryndan, bana öyle görünüyor ki kuantum dünyalarynda yer alabilirler. Ba?ka bir deyimle, belirli tür parçacyklar olduklaryny varsayarak, bazylarynyn “bulanyk” (belirsiz veya düzensiz), bazylarynyn ise “göze çarpan” veya “belirgin” olduklary zamanlar vardyr.; bu ikinci özellikte olanlar ayryca belirli bir yönü ima ederler. Dolayysy ile e?itimli zihin, göze çarpan parçacyklar üretmeye disiplin altynda olmayan zihinden daha çok e?ilimli olacaktyr. Bu da ?u olguyu açyklar: Bazy ki?iler, kendi sa?lyklary ve fiziksel bünyeleri ( veya genel olarak fiziksel fenomenler) üzerine zihinsel bir kontrol gerçekle?tirebilirler; halbuki, kendi kendine ?ifa veya veya zihinde canlandyrma gibi popüler pratiklere ba?vuranlar ise çok küçük bir ba?aryyla kar?yla?abilirler.
Bir çok ki?i, dü?üncelerinin kontrolsüz bir ?ekilde zaman ve uzay içinde dola?malaryna izin verirlerve böylelikle, telepatlar için kolay hedef olurlar (bunlara psi?ikler ady verirler). Benim inancyma göre psi?izm diye geçen ?eyin ço?u, yalnyzca telepatidir. (Psi için bkz. Terminoloji)
Beyin Bir Hologramdyr
Bu tanymlama, görünen dünyanyn yanly? oldu?u anlamyna gelmez; orada bir gerçeklik seviyesinde nesnelerin bulunmady?yny göstermez. Bunun anlamy ?udur: Bu gerçekli?in arasyndan geçip, evrene holografik bir sistemle bakacak olursanyz, ba?ka bir görüntüye ula?yr, farkly realiteye varyrsynyz. Ve bu di?er gerçeklik ?imdiye dek bilimsel olarak açyklanamayan ?eyleri-paranormal fenomenleri, e?zamanlyly?y, olaylaryn sanki anlamly gibi görünen kar?yla?malaryny-açyklayabilir.
Karl Pribram
Psychology Today dergisinde yayymlanmy? bir röportajdan (kaynak 1)
Hologram Teorisi ve E?zamanlylyk
Bir önceki yazyda da Bohm’dan oldukça fazla bahsetmi?tik ve biraz daha ara?tyrma gere?i hissettim ama konuya önce Pribram’yn Holografik Modeli ile giri? yapalym. Bakyn neler buldum, umarym bu yazylaryn sonunda bir ekonomist olarak, ünlü ekonomist fykrasynda oldu?u gibi size kar?ydaki tepeyi göstermem. Bilmeyenler için önce bu fykrayy anlatarak ba?layayym:
Bilim adamlary kaybolurlar, ellerinde bir harita vardyr. Ekonomist ‘durun! Ben ?imdi nerede oldu?umuzu bulurum, merak etmeyin ’ der, biraz hesap yapar, inceler ve ?öyle devam eder. ‘Tamam buldum. ?u kar?ydaki tepeyi görüyormusunuz? Y?te hesaplaryma göre ?uan tam o tepenin üzerinde bulunuyoruz.’
Pribram’y holografik modeli biçimlendirmeye yönelten ilk çyky? noktasy, anylaryn beyinde nasyl ve nerede depolanmakta oldu?u sorusuydu. Bu gizemle ilgilenmeye ba?lady?y 1940’laryn ilk yyllarynda anylaryn beyinde belirli bir yerde yerle?mi? oldu?u kanysy egemendi. Ki?inin sahip oldu?u her any, örne?in büyük annesini en son gördü?ün anyn, beyin hücrelerinin belirli bir yerinde bulundu?una inanylyrdy. Bu gibi any izlerine engramlar deniliyordu, bir engramyn hangi maddeden yapyldy?yny-bir nöron mu, yoksa özel bir tür molekül mü oldu?unu – hiç kimse bilmiyordu.
Genç bir nöro?irurji(*) ö?rencisi olan Pribram’yn, Penfield’yn enegram kuramyndan ku?kulanmak için bir nedeni yoktu. Ancak daha sonra dü?üncesini tümüyle de?i?tirmesine neden olan bir ?ey oldu. Büyük Nöropsikolog(*) Karl Lashley’le çaly?maya ba?lamy?ty. Lashley hafyzadan sorumlu o bir tür bilinmeyen mekanizma üzerinde otuz yyldyr ki?isel inceleme yapyp, duruyordu ve orada Pribram, Lashley’in çaly?malarynyn meyvelerine ilk elden tanyk oldu. ?a?yrtycy olan, Lashley’in engramyn varly?y konusunda hiç bir ipucu elde edememi? olmasynynda ötesinde, yapty?y incelemenin, Penfiled’yn tüm bulgularynyn dayandy?y zemini yerle bir etmi? olamasyydy. Lashley’in yapty?y ?ey, fareleri, örne?in bir labirent içinde ko?turmak gibi çe?itli görevleri yerine getirmek üzere e?itmekti. Farelerin beyinlerinin çe?itli bölümlerini ameliyatla çykarttyktan sonra yine bu deneyleri uygulady. Amacy, farelerin beyinlerinden labirent içinde ko?ma yeteneklerinin anylaryny kapsayan bölümleri devreden çykartmakty. Beyinlerinden hangi oranda parça alyrsa alsyn,
Anylaryny ortadan kaldyramady?yny görerek ?a?yrmy?ty. Genellikle farelerin motor yetenekleri zayyflyyor ve labirentin koridorlarynda beceriksizce topallyyorlardy ama beyinlerinin büyük bir bölümü çykarylmy? olsa bile hafyzalary inatla tam kalyyordu.
Pribram için bunlar ola?anüstü bulgulardy. E?er hatyrlara beynin içinde kütüphane raflarynda belirli yerlerde bulunan kitaplar gibi özel yerlere sahipse, Lashley’in cerrahi müdaheleleri onlar üzerinde niçin etkisiz kalyyordu? Pirbram’a göre bunun tek nedeni, hatyralaryn beynin belirli bir bölümünde yerle?mi? olmayyp, tüm beynin içinde bir biçimde yayylmy? ya da da?ytylmy? durumda olu?uydu. Sorun, bu durumun olu?masyny hangi mekanizma ya da sürecin sa?lady?y konusunda bir dü?ünce üretilememesiydi.