Genel kanyya göre mutlak bir varlyk zannedilen maddenin, aslynda bir algylar bütünü oldu?u, her insanyn beyninde izledi?i bir görüntü oldu?u açyklandy.
Bir çok ki?inin, madde gibi ezeli ve mutlak sandyklary bir ba?ka kavram ise, zamandyr. Ancak, madde gibi zaman da bir algydyr ve ezeli de?ildir, yaratyldy?y bir an vardyr. Günümüzde, bilimsel delilleri ile ortaya konan bu gerçek, dinsel ve mistik metinler içerisinde ve kuantum fizi?inin ön görüleri içerisinde de kendine yer bulmu?tur.
Zaman, Bir Any Di?er An Yle Kyyaslady?ymyzda Ortaya Çykan Bir Kavramdyr
Telefon çaldy?y an ile, telefonda bir dostun sesinin duyuldu?u an arasynda bir süre oldu?u dü?ünür ve buna "zaman" deriz. Zaman, "o an" ya?ananlar ile, geçmi? arasynda yapylan kyyas ile ortaya çykan bir algydyr.
Zaman, tamamen bizim algylarymyza ve algylarymyz arasynda yapty?ymyz kyyasa dayaly bir kavramdyr. Örne?in, siz ?u anda bu kitaby okuyorsunuz. Varsayalym ki, kitaby okumadan önce mutfakta yemek yiyordunuz. Y?te mutfakta yemek yedi?iniz "an" ile "?u an" arasynda bir süre oldu?unu dü?ünür ve buna "zaman" dersiniz. Gerçekte ise, mutfakta yemek yedi?iniz "an" sizin hafyzanyzdaki bir bilgidir. Ve siz içinde bulundu?unuz "?u an" ile, hafyzanyzdaki bilgi arasynda bir kyyas yapar ve bunu "zaman" olarak nitelendirirsiniz. Bu kyyasy yapmady?ynyz takdirde zaman kavramy da kalmayacak, insan için sadece içinde bulundu?u an mevcut olacaktyr.
Zaman bizim ya?ady?ymyz olaylar arasynda yapty?ymyz kyyasa dayaly bir kavramdyr. Örne?in, bir ki?i odaya girer. Sonra yerde duran kalemi görür ve e?ilip onu alyr. Bundan sonra bu kalemi masaya götürür ve oraya byrakyr. Ki?i, tüm bu eylemler arasynda kyyas yapar. Her biri arasynda bir süre geçti?ini dü?ünür ve böylece zaman algysyny elde eder.
Örne?in, bir insanyn lise mezuniyet töreni hafyzasyndaki bir bilgidir. Ynsan, o lise töreninden itibaren hafyzasyndaki di?er bilgileri de içinde ya?amakta oldu?u an ile kyyaslayynca, zaman algysyny elde eder ve hafyzasyndaki bilgiler do?rultusunda bu zamanyn uzunlu?unu veya kysaly?yny tayin eder. Oysa bu "uzunluk" ve "kysalyk"da tamamen beyninde olu?an ve bu kyyastan kaynaklanan bir histir.
Ayny ?ekilde bir ki?i, yere dü?en kalemi e?ilip alan ve masanyn üzerine byrakan birini gördü?ünde kyyas yapar. Gördü?ü insan kalemi masaya byrakty?y anda, o ki?inin kalemi e?ilip almasy ve masaya do?ru yürümesi, seyreden ki?inin beyninde yer alan bilgilerdir. Zaman algysy, kalemi masaya byrakan insan ile bu bilgiler arasynda kyyas yapylarak ortaya çykar.
Ünlü fizikçi Julian Barbour, zamanyn tarifini ?öyle yapmaktadyr:
Zaman e?yalaryn pozisyonlaryny de?i?tirme ölçüsünden ba?ka bir?ey de?il. Bir sarkaç sallanyr, saatin kollary ilerler. (41)
Kysacasy zaman, beyinde any olarak saklanan birtakym bilgiler, daha do?rusu görüntüler arasynda kyyas yapylmasyyla var olmaktadyr. E?er bir insanyn hafyzasy olmasaydy, o insan sadece içinde bulundu?u any ya?ayacak, beyni bu tür yorumlar yapamayacak ve dolayysyyla zaman algysy da olu?mayacakty.
Bir insanyn geçmi?i hafyzasyna verilen bilgilerden olu?ur. Hafyza silindi?inde insanyn geçmi?i de silinir. Gelece?i ise dü?üncelerinden ibarettir. Bu dü?ünceler olmady?ynda ise insanyn sadece ya?ady?y "an" kalyr.
Zamanyn Bir Algy Oldu?u Konusunda Bilim Adamlarynyn Görü?leri
Zamanyn, hareket eden cisimler ve meydana gelen de?i?imler arasynda yapty?ymyz belirli bir syralamadan do?an bir kavram oldu?u gerçe?i, bugün bilimsel olarak da kabul edilmi?tir. Bu konuda görü? belirten dü?ünür ve bilim adamlaryndan örnekler vererek konuyu daha iyi açyklamaya çaly?alym.
The End of Time (Zamanyn Sonu) isimli kitabynda zamansyzlyk ve sonsuzluk hakkyndaki açyklamalary ile bilim dünyasynda büyük yanky uyandyran fizikçi Julian Barbour, zamanyn bir algy olmasynyn, birçok insan için kabullenilmesi zor bir gerçek oldu?unu belirtmektedir. Discover dergisinde, Barbour ile yapylan bir röportajda zaman algysy için ?u yorumlar yapylmaktadyr:
Ben hala kabullenmekte zorlanyyorum" diyor (Barbour). Ancak, sa? duyu evreni anlamak için hiçbir zaman güvenilir bir yol gösterici olmady-Copernicus Güne?'in Dünya çevresinde dönmedi?ini ilk söyledi?inden beri fizikçiler algylarymyzy ?a?yrttylar. Her?eye ra?men, Dünya 67,000 mil/saat hyz ile bo?lukta dönerken en ufak bir hareket bile hissetmiyoruz. Barbour zamanyn geçti?ine dair hissimizin, "Düz Dünya Cemiyeti"nin (Flat Earth Society) batyl inancy kadar yanly? oldu?unu iddia ediyor."(42)
Yukaryda da görüldü?ü gibi, ünlü fizikçi Barbour, zamanyn mutlak oldu?una dair sahip oldu?umuz inancyn batyl oldu?unu belirtmektedir. Ve günümüzde fizik alanyndaki ara?tyrmalar bu gerçe?i açykça göstermektedir. Zaman mutlak de?ildir, meydana gelen olaylara göre farkly algylanan göreceli bir kavramdyr.
Nobel ödüllü ünlü genetik profesörü ve dü?ünür François Jacob ise, Mümkünlerin Oyunu adly kitabynda zamanyn geriye aky?y ile ilgili ?unlary anlatyr:
Tersinden gösterilen filmler, zamanyn tersine do?ru akaca?y bir dünyanyn neye benzeyece?ini tasarlamamyza imkan vermektedir. Sütün fincandaki kahveden ayrylaca?y ve süt kabyna ula?mak için havaya fyrlayaca?y bir dünya; y?yk demetlerinin bir kaynaktan fy?kyracak yerde bir tuza?yn (çekim merkezinin) içinde toplanmak üzere duvarlardan çykaca?y bir dünya; sayysyz damlacyklaryn hayret verici i?birli?iyle suyun dy?yna do?ru fyrlatylan bir ta?yn bir insanyn avucuna konmak için bir e?ri boyunca zyplayaca?y bir dünya. Ama zamanyn tersine çevrildi?i böyle bir dünyada, beynimizin süreçleri ve belle?imizin olu?masy da ayny ?ekilde tersine çevrilmi? olacaktyr. Geçmi? ve gelecek için de ayny ?ey olacaktyr ve dünya tastamam bize göründü?ü gibi görünecektir.(43)
Tüm olaylar bize belli bir syralama yöntemi ile gösterildi?i için, zamanyn hep ileri do?ru akty?yny dü?ünürüz. Örne?in bir kayakçy hep da?dan a?a?y do?ru kayar, yukary do?ru kaymaz veya bir su damlasy su birikintisinden yukary do?ru çykmaz, hep a?a?y do?ru dü?er. Bu durumda bir kayakçynyn tepedeki hali geçmi? iken, a?a?yya ula?ty?y hali gelecektir. Oysa e?er hafyzamyzdaki bilgiler, bir filmin ba?a sarylmasy gibi tersine do?ru gösterilmeye ba?larsa bizim için gelecek, yani a?a?y inmi? hali geçmi? olur, geçmi? ise yani tepedeki hali ise gelecek olur.
Beynimiz belirli bir syralama yöntemine göre i?ledi?i için ?u anda dünya üstte anlatyldy?y gibi i?lememekte ve zamanyn hep ileri akty?yny dü?ünmekteyiz. Oysa bu, beynimizin içinde verilen bir karardyr ve dolayysyyla tamamen izafidir. E?er hafyzamyzdaki bilgiler geriye do?ru oynatylan filmlerdeki gibi dizilse, zamanyn aky?y da bizim için geriye do?ru oynatylan filmlerdeki gibi olacaktyr. Böyle bir durumda, geçmi?i gelecek, gelece?i de geçmi? olarak algylamaya ba?lar, hayaty ?imdiki düzeninin tam tersi bir düzende ya?aryz.
Gerçekte ise zamanyn nasyl akty?yny, ya da akyp akmady?yny asla bilemeyiz. Bu da zamanyn mutlak bir gerçek olmady?yny, sadece bir algy biçimi oldu?unu gösterir.
Zamanyn bir algy oldu?u, 20. yüzyylyn en büyük fizikçisi sayylan Einstein'yn ortaya koydu?u Genel Görecelik Kuramy ile de do?rulanmy?tyr. Lincoln Barnett, Evren ve Einstein adly kitabynda bu konuda ?unlary yazar:
Salt uzayla birlikte Einstein, sonsuz geçmi?ten sonsuz gelece?e akan ?a?maz ve de?i?mez bir evrensel zaman kavramyny da bir yana byrakty. Görecelik Kuramy'ny çevreleyen anla?ylmazly?yn büyük bölümü, insanlaryn zaman duygusunun da renk duygusu gibi bir algy biçimi oldu?unu kabul etmek istemeyi?inden do?uyor... Nasyl uzay maddi varlyklaryn muhtemel bir syrasy ise, zaman da olaylaryn muhtemel bir syrasydyr. Zamanyn öznelli?ini en iyi Einstein'in sözleri açyklar: "Bireyin ya?antylary bize bir olaylar dizisi içinde düzenlenmi? görünür. Bu diziden hatyrlady?ymyz olaylar 'daha önce' ve 'daha sonra' ölçüsüne göre syralanmy? gibidir. Bu nedenle birey için bir ben-zamany, ya da öznel zaman vardyr. Bu zaman kendi içinde ölçülemez. Olaylarla sayylar arasynda öyle bir ilgi kurabilirim ki, büyük bir sayy önceki bir olayla de?il de, sonraki bir olayla ilgili olur.(44)
Einstein'yn bu sözlerinden, zamanyn ileriye do?ru akty?y fikrinin tamamen bir ?artlanma oldu?u anla?ylmaktadyr.
Einstein, Barnett'in ifadeleriyle, "uzay ve zamanyn da sezgi biçimleri oldu?unu, renk, biçim ve büyüklük kavramlary gibi bunlaryn da bilinçten ayrylamayaca?yny göstermi?"tir.(45)
Genel Görecelik Kuramy'na göre "zaman mutlak de?ildir, onu ölçtü?ümüz olaylar dizisinden ayry, ba?ymsyz bir varly?y yoktur."
Rüyalarymyz, zamanyn göreceli?inin anla?ylmasy açysyndan oldukça önemlidir. Biz uykumuzda günlerce sürdü?ünü dü?ündü?ümüz olaylar ya?arken, aslynda sadece birkaç dakika hatta birkaç saniye süren bir rüya görmü?üzdür.
Konuyu biraz daha açyklamak için bir örnek üzerinde dü?ünelim. Özel olarak dizayn edilmi? tek pencereli bir odaya konup, burada belirli bir süre geçirdi?imizi dü?ünelim. Odada, geçen zamany görebilece?imiz bir de saat bulunsun. Ayny zamanda odanyn penceresinden güne?in belirli aralyklarla do?up-batty?yny görelim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra, o odada ne kadar kaldy?ymyz soruldu?unda verece?imiz cevap; hem zaman zaman saate bakarak edindi?imiz bilgi, hem de güne?in kaç kere do?up batty?yna ba?ly olarak yapty?ymyz hesaptyr. Örne?in, odada üç gün kaldy?ymyzy hesaplaryz. Ama e?er bizi bu odaya koyan ki?i bize gelir de, "aslynda sen bu odada iki gün kaldyn" derse ve pencerede gördü?ümüz güne?in aslynda suni olarak olu?turuldu?unu, odadaki saatin de özellikle hyzly i?letildi?ini söylerse, bu durumda yapty?ymyz hesabyn hiçbir anlamy kalmaz.