konya'nyn valisi o yyl meram'da otururdu hep. meram o zamanlar da en saygyde?er yeriydi ?ehrin, mevlevi dedeleri meram'daydy, çelebiler hepten meram'daydy. ve vali pa?anyn yâveri, genç yâveri meram'dan çok az inerdi konya'ya. bütün oralar bu genç adamy, o da bütün oralary tanyrdy, iyi tanyrdy.
yâver, fesini sola do?ru devirdi. güz demiydi. serindi ama o yanyyordu. korkmuyordu. oysa kocamy? bir gece yollara dü?mü?tü "dutlu"dan meram'a do?ru, ak?am namazyndan sonra. korkmuyordu.
demi? elin o?lu zamanynda. yâver i?te bu hâl idi. konya severdi bu delikanlyyy; o da konya'yy. ama konya'dan daha çok sevdi?i bir ?ey bir ki?i, bir hatun ki?i vardy. meram'a ilk zamanlar syk gelirdi. asly konaya'ly de?ildi.
sevdice?i bir mevlevî çelebisinin kyzyydy. dü?ünün, allah etmesin dile dü?erlerse ötesi yoktu bu i?in. allah etmesin dile dü?erlerse, musalla mezarly?ynda selviler hüzzam makamyndan bir ?arkyyla ba?layyverirlerdi. allah etmesin, gençti. konya'nyn delikanlysy zaten pek hayyr okumuyordu adynyn üstüne. allah etmesin. ama yine de kotkmuyordu i?te.
sevdice?i bir mevlevî çelebisinin kyzyydy. gelirken- giderken bir ?eyler olmu?tu. bir ?eyler olmu?tu çünkü. loraslaryndan kalkan ebabil ku?lary, kanatlarynda "günaydynlar" getirdilerdi bir gün. ebabil ku?larynyn gözleri kahverengiydi, sol ellerinin üstünde bir "ben" vardy ebabil ku?larynyn.
bu gece onunla bulu?acakty. ilk bulu?malary de?ildi bu ?üphesiz. ama meram'yn o ördekba?y ve ?ili çayyrlary o "incecik" çayyrlary tanyk olsun ki en mutlusuna gidiyordu bulu?malarynyn.
yâver fesini sol yana devirdi ve byyyklaryny burdu. eli-aya?y yanyyor gibiydi. kerpiç duvary a?myya çaly?ty. ceketi tozlandy, aldyrmady, hemen ?öyle silkiverdi eliyle, ince çayyrlar aya?yna dola?tylar aldyrmady.
çelebi kyzy, zerdalinin altyna vardy. gözleri apaydynlykty, kahverengiydi.
yâver yanyna gelince, oturuverirdi çayyrlaryn üstüne. yâver o cesaretsiz elleriyle çelebi kyzyn elini tutacak oldu, edemedi. oturdu.
konya pul pul dirildi gözbebeklerine. yalnyz konya de?il dünyalar onundu. anasyny hatyrlady, bir zaman sonra, memleketini hatyrlady, sonra kalkyp gitmek istedi, niye istedi bilmem, gidemedi.oturdu.
derken efendim sekiz iklimden ipil ipil bir baty rüzgarynyn seranady ba?lady. kyz konu?uyordu. çelebi kyzy. derken efendim, dere tarafyndan bir bülbülü vurdular, ne hacetti, kyz konu?uyordu, yâver öldü öldü dirildi.
konu?tular. kyzyn elleri yâverin ellerinde serindi. uzun uzun konu?tular. a?kty bu dost. sevgiydi. ne konya vardy önlerinde, ne zerdali a?açlary, ne meram, ne pa?a, ne çayyrlar ve ne de sekiz taraflaryndan sekiz kara binayla onlary gözetleyen sekiz konya u?a?y.
derken efendim, yâver "haydi ho?çakalasyz" diyecekti, diyemedi. derken efendim sekiz karabina sekiz kur?un ku?tu yâverin suratyna. derken efendim, yâver "gidem" dedi, gidemedi. önce sallandy sa? aya?ynyn üzerinde üç kez. sonra sa yanyna devrildi. kypyrdayamady bile. sekiz konya delikanlysy için sanki bir ?ey olmamy?ty. dere yöresine do?ru "konyaly" yy ça?yraraktan yürüdüler.
sabah yakyndy. çelebi kyzy ölü sevgilinin üstüne e?ildi. öylece kaldy.
gün y?y?ynda ölü yâveri ve çelebi kyzyny "incecik" çayyrlaryn üstünde buldular.
pa?a, vali pa?a, yâverin anasyna yanyk künyesini gönderdi yaryntesi günü.
"ince çayyr biçilir mi
sular ayaz içilir mi
bana yardan vaz geç derler
yâr tat'lolur geçilir mi"
sonra arkasyndan, mezar ta?y olsun garibin diye bu türküyü yakyverdiler. "ince çayyr biçilir mi?" biçtiler bile.
"aman ben yandym, pa?am ben yandym,
ellerin köyünde vuruldum kaldym."
kaynak:
kamil u?urlu
bir konya türküsünün do?u? hikayesi
(risk, 03.12.2002 12:00)#1929538 !?
yarim istanbul'u mesken mi tuttun?
güz güne?i sary sary devriliyordu o ikindi üzeri de uzaklardaki mor da?laryn ardyna. elinde su testisi, köyün çe?me ba?ynda, syraya girmi?ti. yedi yyl önce be? alty ya?yndaki kyzlar ?imdi varmy?lardy on iki , on üçlerine. dü?ün davullary ayny gün birlikte dö?ülen hatça'yla zalha'nyn üçüncü çocuklary ko?up oynuyorlardy.
derin bir iç geçirdi.
bir çocu?u olsaydy bâri. o?lan de?il, kyzy. o zaman olsaydy ?imdiye yedi ya?ynda. çe?meden su getirmese bile, evde a?a mu?a el atar, ortaly?y toplar, anasyna can yolda?y olurdu. ama istanbul gurbetinde yedi yyldyr eylenen eri, istemezdi kyz evlât. erkek olmalyydy çocu?u. erkek olmaly babasy gibi bilekli, kocaman kocaman elli, ayakly, ka?y gözü kudretten sürmeli. on ya?yna varmadan, çifte çubu?a el atmalyydy. yedi yyldyr istanbul gurbetinde eyle?en böyle isterdi o?lunu. babasynyn soyunu sürdürmeli, köy çocuklaryyla dere kyyysynda güle? tutup, kendi akranlaryny yere kabak gibi vurmalyydy:
gene derin bir iç geçirdi.
yedi yyl, yedi koca yyldyr istanbul dedikleri güzeli bol, seyrany renkli istanbul'da ne bekliyor da gelmek bilmiyordu? sakyn orda gül yüzlü, bal dudakly, kara ka? kara gözlü bir güvercin gö?sü topukluya... a?lyyasy geldi birden. dü?ünmek istemiyordu bunu. o pençeli, o tuttu?unu koparan, o boylu poslu erke?inin bir istanbul kyzyna tutulup ondan dolayy sylasyny unuttu?unu ö?rense öldürürdü kendini. "vallaha öldürürüm!" dedi içinden sert sert. "günahy, vebali varsa ona. kaba sakal hoca tevatür günah dediydi vaazda. hele böyle bir ?ey olsun...."
yanynda bir karalty. kendine gelerek gözlerinin ya?ardy?yna dikkat etti, sildi elinin tersiyle gözlerini.
resullarin emine anaydy gelen:
- ne o kynaly kekli?im benim? dedi. öksüzüm, yavrum. ne a?lyyon? telâ?landy:
- yoook, a?lamyyorum nene...
gün görmü?, umur sürmü? kyry? kyry? nene inanmady:
- a?lyyon kynaly kekli?im, sürmelim a?lyyon. ben bilmem mi ne diye a?lady?yny? vefasyzyn dikti?i fidanlar meyveye geldi. onunla gurbete gidenler yedinci sefer dönüyorlar sylaya. o nerde? hani?
"kynaly keklik" gene derinden bir çekti. güne?in yary yaryya derildi?i mor da?lara bakty. gözlerinden yuvarlananlara dur diyemiyordu gayri. varsyn aksynlardy nene'nin dedi?i gibi, öksüze bu dünyada gülmek yoktu. keten yelekli, burma byyyklysy istanbul gurbetinde belki de bembeyaz bir istanbul kyzyyla unutmu?tu sylasyny. dili de varmyyordu ama, unutmasa ne diye yedi yyldyr dönüp gelmesin? dönüp gelmedi diyelim, insan iki satyr bir ?eyler de mi yazamazdy? ilk gitti?i aylar nasyl yazyyordu? demek unutmu?tu? unutmu?tu demek ha? hyçkyrdy. genç, ya?ly kadynlar, ellerinin kynasyyla çiçe?i burnunda kyzlar toplandylar ba?yna. sormadylar hiçbir ?ey. biliyorlardy. sorup da ne diye yüre?ini büstübün kaldyrsynlar? biri:
- sus bacym, dedi. sus! bir ba?kasy:
- gözlerinden döktü?üne yazyk!
sa?dan soldan herkes bir ?ey söylüyordu:
- el o?lu de?il mi? en iyisinin köküne kibrit!
-vallaha amasyanyn barda?y, biri olmazsa biri daha bence..
- en do?rusu bu ama....
- dinlemiyor ki!
- bu gençlik, bu tâzelik...
- yedi yyl, yedi yyl anam. dile kolay. insan eksik ete?ini yedi yyl sylasynda unutur mu?
sykyldy, bunaldy. a?lamyyordu artyk. zaman zaman bu: mâdem erke?i istanbul gurbetinde yedi yyldyr unutmu?tu onu, o da varsyn istidayy bo?ansyn bir güzel, varsyndy bir ba?kasyna. elini sallasa ellisi, ba?yny sallasa...
duramady karylaryn arasynda. onüçünde bulup yitirdi?i, yirmisine vardy?y halde bir türlü geri dönemiyeni içinden bir syzy bir geçti. testisini koydu çe?menin iplik gibi akan suyunun altyna. testi dola dursun, gittiyse keyfinden mi gitmi?ti. istanbul'a? gözü kör olasyca yokluk. dü?manyna avuç açtyran yokluk yüzünden, birkaç para kazanyp öküzü ikile?tirmek, birkaç dönüm tarla daha alyp babadan kalan bir kaç dönümüne eklemek için. o gece, o gece i?te, nasyl yatyrmy?ty koluna! nasyl ok?amy?ty saçlaryny, neler demi?ti? istanbul gurbetine gidecek, çok de?il yazy orda geçirip, güze, olmazsa ky?a koynunda desteyle para, dönecek. o zamana kadar bir de o?lu olmu? olursa, eh gayri, keyfine son olmyyacakty!.
ba?yndaki beyat örtüyü çenesinin altynda çözüp yeniden ba?lady.
yedi yyl, yedi koca yyl!
kocasynyn iste?ince bir o?lu olaydy bâri..
testisinin dolup ta?makta oldu?unun farkyna bile varmady: bir o?lu olsa o zamandan bu zamana, alty ya?ynda my olurdu? bösböyük, palazlanmy? delikanly. akranlaryyla dere kenarynda güle? mi tutardy? babasy gibi pençeli olur da akranlaryny yere kapak gibi mi vururdu? ekimde tarlaya birlikte mi giderler, hasat vakti düveni birlikte mi sürerlerdi? babasynyn kokusunu mu ta?yrdy?
- kynaly keklik kaldyn gene. bak testin doldu, ta?yyor!
kendine geldi. insano?lunun aklyna ?a?ty. gözleri testisindeydi güya. testisinde oldu?u halde, görememi?ti doldu?unu.
çekti lülenin altyndan. güldü acy acy.
tuttu evinin yolunu. tuttu ya, ?imdi de aklyndan köyün ya?lylary, gençleri kayna?ma?a ba?lamy?ty. her kafadan bir ses:
- deli anam deli bu!
- do?ru bacym, deli..
- beni yedi yyldyr sylamda unutacak da..
- ben de hâlâ yolunu bekliyece?im onu ha?
sonra kafa kafaya, fysyl fysyl bir konu?ma. ah bu konu?ma, ah bu konu?malar... evden içeri girerken, dursunlaryn hacy'yy hâtyrlady elinde olmyyarak. ince, kapkara ka?lary yykyldy sinirli sinirli. testiyi byrakty kapynyn yanyna, geçti pencerenin önünde dayandy duvara sa? omzuyla. odada kimse yoktu, tek ba?ynaydy ya, deminki karylar, kyzlar, orta ya?lylaryn hayalleri doldurmu?tu odayy. alev saçan baky?laryyla sanki topuna haykyrdy:
- dursunlaryn hacy, kara hacy ba?ynyzda parçalansyn. atyn yerine e?e?i ba?lamyyaca?ym i?te, ba?lamyyaca?ym!
kara hacy da neydi ki syrma byyykly ali'sinin yanynda? de?il yedi yyl, on yyl dönmese sylasyna, onu gene unutamazdy i?te!
güz güne?i çoktaan devrilip gitmi?ti mor da?laryn ardyna. gece iniyordu köye a?yr a?yr. lo? oda farkyna varylmaksyzyn kararyyor, derinle?iyordu. derken bu yandaki kapkara da?laryn ardyndan bakyr kyzyly kocaman bir ayyn tekeri gözüktü. sonra a?yr a?yr yükseldi göklere, ufaldy, bakyr kyzylyny yitirdi, pyryl pyryl yanma?a, saz örtülü dumanlaryyla kerpiç evleri süsleme?e ba?lady.
cany ne yemek istiyordu, ne de su.
gel desen gelmez miydim? ?u güzellerin doldurdu?u elmastan kadehleri ben dolduramaz myydym?
ali bakyyordu, sadece bakyyordu.
oysa hem a?lyyor, hem söylüyordu:
- ketenden yele?ini bile ben dikmedim miydi? benim gibi bir öksüze dünyayy haram etme?e nasyl kyydyn? yi?itli?ine yaky?yr myydy gurbette beklemek dayanacak özümün tükendi?ini anlamadm my?
ali susuyor, boyuna susuyordu. ta?tan ses çykyyor, ali'den çykynyyordu. sözlerinin ardyny getirdi a?lyya a?lyya:
- insafsyz yedi yyl oldu sen gideli, dikti?in fidanlar meyvaya geldi tekmil. birlikte gittiklerinizin tümü yedi?er sefer geldiler sylalaryna. buralaryn güzelleri çoktur ama sana yaramaz. durmadyn sözünde ali'm. sözünde durmayana erkek demezler biliyor musun? kavlimizde gidip de dönmemek varmyydy vefasyz?
fakat ali hiç ses vermeden bakmy? bakmy?, sonra çekip giderken duman olmu?tu âdeta. ba?yrmy?ty ardyndan, ba?yrmy?, ba?yrmy?... fakat ali...
uyandy. güne? bir myzrak boyu yükselmi?ti kalkty yaslandy?y yerden:
- hayyrdyr in?allah, dedi.
kalkty usulcak, gitti kapyya, örttü, kalyn tahta sürgüsünü itti. ne olur ne olmazdy. kara, kuru hacy kötü dadanmy?ty çünkü. köy bakkalynda kafayy çekip elinde saz, dü?üyordu tek gözden ibaret evininin yakynlaryna. daha bir günden bir güne ne kapysyna dayanyp böyle böyle demi?, ne de çe?meye giderken, yahut da tarlanyn yolunu tek ba?yna tuttu?unda yolunu kesmi?ti. kesmemi?, lâf da atmamy?ty ama, köyün cady karylary pek yaky?tyrmy?lar onu kara hacy'ya! yedi yyldyr istanbul'u mesken tutan vefasyzyny dü?üne dü?üne uykuya varyverdi. dünya çoktan silinmi?, ay devrini tamamlayyp elini ete?ini çekmi?ti dünyanyn göklerinden.
devrile kaldy?y yerde my?yl my?yl uyuyordu.
uykusunda dü?.
dü?ünde istanbul gurbeti. ta?y topra?y altyndandy istanbul gurbetinin. ali'sini arama?a gitmi?ti dü?ünde. bulmu?tu da. güzellerin arasyndaydy. bir kyyydan bakyyordu. güzellerden biri dizine ba?yny koyup uzanmy?ty boylu boyunca. bir ba?kasy gümü? bir kupayla ?arap veriyor, daha bir ba?kasy da duda?yndan öpme?e uzatyyordu dudaklaryny.
o zaman, o zaman i?te, gizlendi?i kyyydan çykyvermi?ti. ali ?a?yrmy?, byrakyp güzellerini, ko?mu?tu yanyna. açmy?ty a?zyny ali'sine, yummu?tu gözünü:
- istanbul'u mesken mi tuttun? bu güzelleri gördün beni unuttun mu? sylasyna gelme?e yemin mi ettin yoksa?
yarim istanbul'u mesken mi tuttun aman
gördün güzelleri ben unuttun aman
beni evinize köle mi tuttun aman
gayri dayanacak özüm kalmady aman
mektuba yazacak sözüm kalmady aman
yarim sen gideli yedi yil oldu aman
diktigin fidanlar meyveye döndü aman
seninle gidenler silaci oldu aman
gayri dayanacak özüm kalmady aman
mektuba yazacak sözüm kalmady aman
(risk, 03.12.2002 12:01 ~ 12:02)#1929548 !?
(bkz: yüksek yüksek tepelere)
(risk, 03.12.2002 12:02 ~ 16.04.2003 08:44)#1929555 !?
?en olasyn ürgüp (cemal'ym)
türkü, öldürülen cemal'e, karysy ?erife tarafyndan yakylmy?tyr. ?erife, 90 yyldan fazla ya?amy?, 30 kasym 1993 günü vefat etmi?tir. 14-15 ya?larynda cemal'le evlenmi?, mutlu geçen birkaç yyly cemal'in öldürülmesiyle sona ermi?, bu hadiseden sonra bir o?lu ile ortada kalmy?tyr. bu hadisenin olu? ?ekli ve ona yakylan a?yty/türküyü bana, ?erife'nin daha sonra evlendi?i hayrullah'tan olan o?lu ismet aksoy göndermi?tir.* cemal'in öldürülme hadisesi ve türkünün tam metni ?öyledir:
ürgüp'ün karlyk köyünün e?rafyndan ve varlykly bir ailesinden olan cemal, kalle?likle öldürülür. herkesçe sevip sayylan cemal'in ölümüne yanmayan kalmaz. e?i ?erife acylaryny yakty?y a?ytla hafifletmeye çaly?yr. yetim kalan o?lu mustafa da, birkaç yyl sonra hasat zamany bir atyn tepmesi sonucu ölmü?tür.
a?yt, ?erife'nin ikinci kocasy hayrullah'yn sonraki yyllar refik ba?aran'a "herkese bir türkü okudun ama, bana okumadyn." diye sitem etmesi üzerine cemal türküsünü pla?a okur. cemal hayrullah'yn ayny zamanda amcasydyr. onun öldürülü?ü ?erife kadar hayrullah'y da etkiler. ?erife'nin türkünün her çalyny?ynda gözünden iplik iplik ya?lar akytmasyny, cemal'i bir türlü unutamamasyny daima anlayy?la kar?ylamy?tyr.
türkünün asyl metni ?öyledir:
?en olasyn ürgüp dumanyn gitmez
kyratyn acemi kona?y tutmaz
o?lun da çok küçük yerini tumaz
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
ürgüp'ten de çykty?yny görmü?lür
kyratynyn sekisinden bilmi?ler
seni öldürmeye karar vermi?ler
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
cemal'yn giydi?i ketenden yilek
al kana boyanmy? don ile göynek
sana nasip oldu ecelsiz ölmek
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
ürgüp'ten de çyktyn kyrat ki?nedi
üzengiler aya?yny bo?lady
ya?ly kur?un ili?ine i?ledi
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
karlyk ile ba?kadyn pynar arasy
çok mu imi? cemal'ymyn yarasy
a?layyp geliyor garip anasy
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
cemal'yn giydi?i kadife ?alvar
dükkânyn kilidi cebinde parlar
o?lun da çok küçük be?ikte a?lar
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
kyratyn üstünde bir uzun yayla
ne desem a?lasam kaderim böyle
gidersen ürgüp'e sen selâm söyle
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
kyratym ba?ymda oturmu? a?lar
cemal'a dayanmaz ?u karly da?lar
üzüm vermez oldu karlyk'ta ba?lar
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
giden cemal gelir mi de yerine
içerimde yaram indi derine
cemal dü?ta kahpelerin ?erine
cemal'ym cemal'ym algyn cemal'ym
al kanlar içinde kaldyn cemal'ym
(seki : atyn tyrnaklarynyn üst kysmynda bulunan beyaz kyllar)
kaynak:yrd. doç dr. do?an kaya
(risk, 03.12.2002 12:03 ~ 21.03.2003 11:45)#1929561 !?
nenni ya! nenni ki nenni!. yavrum nenni! bir demet kyrmyzy gülle
gelen nenni!. nasyl oluyor derseniz, türkünün dilini açmak gerek...
varyp sormak gerek türküye : ''ey türkü nedir bu demet demet kyrmyzy gül ve de nenni!. yavrum nenni... balam, nenni''. bu demet demet gül hem de kyrmyzysyndan, sevgiliye duygu mu ta?yyor? neden kyrmyzy gül de kyr papatyalary de?il? ?öyle saryly beyazly, düz saryly, öküz gözü gibi, kyrdan toplanmy? papatyalar de?il de, demet demet kyrmyzy gül? onlaryn sevgi dili yok mu?. onlar duygu simgesi gül kat... ama bir tek!. benim tek gülümsün, gönlümdeki yerin kyr çiçekleri kadar engin, kyr çiçekleri kadar zengin ve do?al, demi? olmazmysyn? ama senden iyisini bilecek de?iliz ya!. kyrmyzy gülü
seçmi?sin sen. hem de demet demet...
ha bir de 'balam' meselesi var! yavrum diyorsun... 'nenni' diyorsun 'gitti gelmez' diyorsun. yoksa bir ananyn balasyna, yavrusuna ça?rysy my bu? ?ol revan'da kalan balasy üstüne mi söylenmi??. revan, bugünkü adyyla erivan, yani günümüzde ermenistan'yn ba?kenti... türkümüze konu olan olayyn geçti?i zaman ise, büyük olasylykla 17. yüzyyl sonrasy... neden derseniz, revan osmanlynyn önemli bir ticaret merkezi o zamanlar. ama bir ara elden çykmy?, safeviler i?gal etmi?. yyl 1635. dördüncü murat ikiyüzellibin ki?ilik bir orduyla revan seferini düzenlemi?. sekiz ay, yirmi dokuz günlük ku?atma sonunda, revan yeniden osmanly topraklaryna katylmy?. eskisi gibi kervanlar gider gelir olmu?. mal götürüp, mal getirmi?ler... memet de gidip gelen kervancylardan birisi... anasynyn da tek 'balasy'... tek o?lu!. erzurum yöresinde üç be? dönümlük tarlalaryny ekip dikiyorlar... yeti?tirdikleri ürünü de kervana katyp, revan'da satyyor memet... memet de memet hani... karaya?yz bir delikanly... ta?y tutsa, suyunu çykaracak kadar güçlü. bir de aly?kanly?y var memet'in. her ak?am tarla dönü?ü, bahçelerden derledi?i demet demet gülleri getiriyor anasyna.. anayla o?ul arasynda bir simge gibi kyrmyzy gül demeti... sevgi saygy simgesi. gülleri evinin duvaryna asyp kurutuyor ana... onlara baktykça o?lunu görür gibi oluyor... hele memet kervandaysa. gözü gönlü kyrmyzy gülün kurumu?, gazelle?mi? demetinde ananyn. rüyalary hep memet üstüne... revan yollaryny dü?lüyor hep. kimi zaman kara saplanmy? görüyor kervany. kanter içinde uyanyyor. hayra yormaya çaly?yyor. kimi geceler de toza dumana katylmy? kervanyn, atynyn e?e?inin devesinin bir toz bulutu içinde kaybolu?unu dü?lüyor. bir hortum, yutuyor kervany. koca kervan döne döne gö?e çekiliyor. geride ne bir at, ne de bir deve, ne de insan kalyyor. memet'i aryyor gözleri. kara ya?yz, kaytan byyyk memet, ellerini uzatyyor anasyna. 'tut ellerimi' diyor. ama ne gezer. anasynyn elleri bo?lukta kalyyor. sözün kysasy günü gelip de kervan revan'dan dönene kadar bu böyle sürüp gidiyor. kervanyn dönü?ünü dört gözle bekliyor.
bazen ky?yn yola saldy?y o?lu yazyn dönüyor .bazen de tersi oluyor . kervanyn dönü?ü, bayram gibi! kimi kocasyny, kimi yavuklusunu kar?ylyyor. kimi analar da o?lunu. sarylyp, a?layanlar, sevinç gözya?y dökenler. yemen seferinden döner gibi. gerçi sava? dönü?ü de?il ama; hastaly?y sa?ly?y var... kary var, ayazy var!. bir de salgyn hastalyk söylentisi yayylmy?. veba hastaly?y kyryp geçiriyor ortaly?y. ilkin bir ate? saryyor bünyeyi. kusma, iltihap, ba? dönmesi. en sonunda da sayyklama. artyk kurtulu?u yok. sayyklaya sayyklaya götürüyor insany. en erken üç gün. en geç yedi gün içinde ba?lyyor sayyklama... kurdu?u tüm dünya yok oluyor bir anda insanyn. sevgiliye özlem, alynan arma?anlar. söylenecek güzel sözler. ''sensiz olamam. sen benim her ?eyimsin. güne seninle ba?lyyorum. seninle bitiyor gecem. zaman yitirmemek gerek demi?tin. oysa günler su gibi geçti. ne bir ses; ne bir nefes. dü?lerdeki yerin hariç. oysa seninle her ?eye yeniden ba?layacaktyk. öyle demi?tik. ''ya?am o kadar kysa ki; hiç zaman yitirmek istemiyorum seninle olmak için''. bunlary sen söylemi?tin. sycakly?yn avuçlarymdaydy. kuytu bir sokak arasy myydy?. yoksa a?yklar yoluna giri?te miydi? bir tek gözlerin kalmy? belle?imde. bir de ku?laryn bitmeyen ?akymalary. ne de güzel batmy?ty güne?. alaca y?y?yn, alaca karanly?a dönü?tü?ü an. ak?am güne?inin, yava? yava? yok olu?u muydu güzel olan?. yoksa alaca y?y?yn, alaca mutlulu?a dönü?tü?ü an myydy en güzeli. bahar my kokuyordu saçlaryn. yoksa gerçekten bahar günleri miydi? i?te böyle sevgili. ben ?imdi senden uzak. seni sayyklyyorum. ellerini tutabilsem yeniden. yüzüme dokunsa saç tellerin. ama ne gezer!. kuytulardan kaybolmayy severim demi?tin. aniden yok oluyorsun dü?lerimden. ellerim bo?ta kalyyor. hem anamyn hyçkyry?y niye. uzatty?ym ellerimi tutsa ya! ate?ler içindeyim. bildi?im türküleri myryldanyyorum; yoklu?unuzda.
gurbet elde ba? yasty?a gelende,
gayet yaman olur i?i garibin,
gelen olmaz giden olmaz yanyna,
bir çalydyr mezar ta?y garibin.
bir çalynyn dibine gömüyorlar memet'i. söylenecek sözleri, sevgiliye, anasyna özlemiyle birlikte örtüyorlar üstünü. kara toprak alyyor ba?ryna. gençmi?... sevenleri varmy?... anasy yavuklusu yol gözlüyormu?. ecel bu! kimini sele, kimini yele verir. memet'i de revan'da vebayla yakalyyor. sayyklaya sayyklaya gidiyor memet. kucak dolusu kyrmyzy güller elinde kalyyor. sevgiliye özlemi de dilinde!. artyk bir çalydyr mezar ta?y memet'in!. bir tek memet de?il vebaya teslim olan. kervanyn ço?u kyrylyyor. sahipsiz mezar oluyor revan ' da. kalanlar peri?an. utangaç. ya?yyor olmaktan utanyyorlar sanki... sanki ölenlerin sorumlusu ölmeyenlermi? gibi... a?yr a?yr erzurum'a giriyor kervan. analar, bacylar, sevgililer, o?ullar, e?ler... merakly gözlerle kar?ylyyor kervany. arady?yny bulan sarma? dola?. gözya?lary hyçkyryklara kary?yyor. arady?yny bulamayanlar, ilk rastlady?yna soruyor. ''o?lum memet'im nerede. birlikte çyktynyz kervana. nerede kaldy''. sen sen ol da gel yanytla. "ilkin kusma ba?lady. sonra da bir ate?. en son sayyklama ba?lady. tüm sevdiklerini bir bir syralady. titreye titreye sayyklady. yedi gün dayandy memet. sonra... sonra bir çalynyn dibine gömdük onu''. gel de söyle bunu. söyleyebil!. hem de anasyna... o ana deli olup da?lara dü?mez mi?. avuçlaryny gö?e açyp ol tabipten medet dilemez mi?. kyrmyzy gülden merhemlik istemez mi?. karaya?yzyn güzeli o?lunu, canyndan parçayy alyp götüren ölüme, ilenmez mi? ölümün hepsi kötü. ana, baba, anneanne, dede. hepsi kötü. dün var olan... soluyan, nefes alan; nefes veren. bir anda yok artyk. yerinde yeller esiyor. ?ekli ?emali, son sözleri, yava? yava? yok oluyor. belleklerden siliniyor. ya?ly ölümü neyse ne! ''öldü de kurtuldu" diyor insan. ya gencecik ölümler. murady gözünde gidenler. anadyr, alyyor veriyor. veriyor alyyor. oluru yok. diline kyrmyzy gülleri doluyor. ol tabipten medet diliyor. olmuyor. ver elini da? yollary. dilinde türküsü. gönlünde o?lunun hayali. deli olup da?lara dü?üyor. o'nu son görenler elinde bir demet kyrmyzy gül, dilinde ''kyrmyzy gül demet demet. sevda de?il bir alamet ?ol revan'da balam kaldy. yavrum kaldy''... diye diye haykyrdy?yny söylediler.
kom?u kyzy ile be?ik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanyr. hava de?i?imi olarak yozgat'a (akda?madeni) gelir. sözlüsünün ailesi gence kyzlaryny göstermek istemez. genç tedavi için istanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördü?ü incir a?acyndan aldy?y ilhamla a?a?ydaki türküyü söyler.yakalandy?y amansyz hastalyktan kurtarylamayarak hastanede ölür. ailesi cenazesini yozgat'a getiremez., istanbul'da kalyr.
(risk, 03.12.2002 13:33)#1930084 !?
deniz üstü köpürü
?u ula'nyn dü?ünleri dü?ündür hani...
erkekler o?lan evinde yiyip içip yan gelirler; kyz evinde de e?lence gyrla gider. ba?da üzüm toplayan, bahçede sebze çapalayan, tarlada tütün kyran kyzlar; dü?ün günü, güzellik suyuna batyp çykmy? gibi olurlar. dü?ünlüklerini giyip, saçlaryny tarayan kyzlar, huri-melek kesiliverirler.
tef vurup cümbü? çaldy my; kendinizi dü?ünde de?il, periler ülkesinde sanyrsynyz. kyzlar salynyr da, meydan kyz görür.
bu yüzden, datça'ly durmu? :
senin çocuk kara-mara ama, hayli ?irin yahu! diyenlere, gö?sünü gere gere ?u kar?yly?y verir:
-eee, ne olsa o'nun anasy ula'lydyr...
demesi o ki datça'ly durmu?'un; ula'nyn havasy-suyu, güzellik
ylycasyndan daha etkilidir. bundan olacak, ula köylüklerinin köylüleri o?ullaryny ortaokulda okusun diye, kyzlaryny yorgan -diki? ö?rensin diye ula'ya yollamanyn yolunu ararlar.
çaydere'li osman, dayysyo?lu nasuh çavu?'un gelin almasynda ula'ya geldi. alay, koca marçal da?laryny a?yp ula'ya geldi?inde, kyz evinde çalgy-çengi sürüp gidiyordu. ilçenin genç kyzlary halka olmu?; <> oyununu oynuyorlardy.
osman, hayat (avlu) kapysynyn yanyndaki duvaryn üstüne dikilip, oynayan kyzlara bir göz gezdirdi. gözleri bir kyzyn üzerinde myhlandy kaldy. hay bakmaz olaydy! osman'yn gönlü yrmak olup, balcylaryn kyzy gülay?e'ye akyverdi.
çaydere'li olanca gücüyle asyldy?y halde, baky?laryny gülay?e'den koparamyyordu. sanki herkes osman"yn kime, hangi duyguyla bakty?yny seziyordu. osman ne gözlerine söz geçirebiliyordu, ne de gönlüne... artyk gönlüne kendi beyni de?il; gülay?e buyruktu.
gülay?e ile ona bakmy?, gülümsemi? miydi, ne!
osman, gelin alayyyle birlikte çaydere'ye dönerken; <> dedi?i zaman, yanyndaki çiftçilerin mehmet; <> demekten kendini alykoyamady.
o günden öte osman, ula dü?ünlerinin ça?rylmayan konu?u olmu?tu. çizmelerini parlatyp atyna atlyyor, solu?u ula'da alyyordu. marçal da?larynda, kabaca pyynar'yn dibindeki yatyra mum adayyp, gülay?e'ye kavu?mak için dua etmeyi unutmuyordu.
ço?u dü?ünlerde gülay?e'yi görmüyordu. ama bir de gördü mü, içinin tüm denizleri köpürüyordu.
yine böyle bir dü?ünde, gülay?e'ye <> diyecek cesareti toplayabilmek için, birkaç ?i?e rakyyy su gibi içti. neydi o öyle? ay?e mi dönüyordu, dünya my?
derken biri ili?ti koluna:
-gel be dost, dedi, <>
çaydere'li osman, kendini ula'ly gençlerin sofra kurduklary hasyryn üstünde buldu. herkes dostça bakyyordu kendisine. merhabala?tyktan sonra, bir kadeh sundular ona da.
-merakymy ba?y?la osman arkada? uia dü?ünlerini kaçyrmayy?ynyn nedeni ne ola ki?
o güne dek ba?lamayy eline bile almamy? olan çaydere'li osman, birden irkildi. yeniden do?mu? gibi oldu. selver'in elinden ba?lamayy aldy. o gün çalyp çy?yrdy?y, sevilen bir ula türküsü olarak günümüze kaldy. ku?kusuz yaryna da kalacak :
<kayy?a da binsem götürür ah yarim ah
benim de buraya geldi?im ah yarim lilalay lilalay lom
bir güzelden ötürü ah yarim ah
karyncanyn katary ah yarim lilalay lilalay lom
yüre?ime de?di batary ah yarim ah
benim de buraya geldi?im ah yarim lilalay lilalay lom
bir güzelin hatyry ah yarim ah>>
kaynak:
ahmet günday
ba?lama metodu
notalary ile halk türküleri
ve türkü hikayeleri
(risk, 03.12.2002 13:34)#1930089 !?
bodrum hakimi
intihar eden mefaret hanym'yn öyküsü yarym asyrdyr filmlere konu oldu, türküsü bodrum ve milas yöresinin dilinden dü?medi ama kimse "gerçe?i" bilemedi. bodrum hakimi, ?imdi, tolga çandar'yn çykardy?y "türküleri egenin 2" albümüne adyny verdi. i?te size birden fazla gerçe?i olan ya?anmy? bir öykü.
bodrumlular erken biçer ekini
fele?e kurban my gittin
bodrum hakimi
türkiye'nin ilk kadyn hakimlerindendi bodrum hakimi. tek görev yeri bodrum de?ildi elbet, ama bodrumlular onu öyle sevmi?lerdi ki... bu dürüst, gözüpek, "erkek gibi" hakim hanyma saygyyla kary?yk bir sevgi duyuyorlardy. aslen nereli oldu?u önemli de?ildi, "bodrum hakimi" idi o.
"mefaret tüzün (bodrum hakimi) tav?anly 1906 - bodrum 1954
türkiye'nin ilk kadyn hakimlerinden olan tüzün, 24 eylül 1951 yylynda bodrum'da göreve ba?lady. ke?iflere at syrtynda gidip gelen hakime hanym, cesurlu?u ve giri?imcili?iyle kysa zamanda yöre halkynyn sevgisini kazanmy?ty. 1954'te kaybetti?i ni?anlysynyn ardyndan tüzün'ün de beklenmedik ölümü, bodrum'da büyük üzüntü yaratty. bodrumlular, hakim'e olan sevgilerini adyna bir türkü yakarak ya?atmaya çaly?my?lardyr".
bodrum'da iz byrakanlar takviminde böyle tanytylyyor bodrum hakimi mefaret tüzün. hakkynda bundan fazlasyny ö?renmek de pek mümkün de?il zaten. denedi?iniz zaman resmi makamlardan da bodrum'un ya?lylaryndan da ayny tepkiyi alyyorsunuz: "niye soruyorsunuz? geçmi? zaman, ne olmu?sa olmu? bitmi? i?te, ö?renip de ne yapacaksynyz?" bodrumlular söz birli?i etmi?çesine 43 yyldyr saklyyor mefaret hanym'yn ölüme götüren syrry.
mefaret hanym'yn arkasyndan halkyn yakty?y türküyü yyllar sonra seslendirip yeni albümüne alan tolga çandar, uzun süre bu syrryn izini sürmü?. ama zar zor açty?y her kapynyn arkasynda birbirinden farkly öyküler çykmy? kar?ysyna.
bunlardan bir tanesine göre, hakim hanym bodrum'da bir gence idam cezasy vermi?. bunun üzerine çocu?un a?abeyi onu kaçyryp turgutreis'in kar?ysyndaki çatal adalarynda tecavüz etmi?. bundan çok etkilenen mefaret hanym da dönü?te kendisini öldürmü?.
anlatylan di?er öyküler ise ayryntylary farkly olsa da mefaret hanym'yn ölümünün arkasynda bir a?k oldu?u yolunda. bunlardan biri, "bodrum hakimi" filmine de konu olan öykü. türkan ?oray'yn bütün azametiyle canlandyrdy?y muhte?em hakim hanymyn hiçbir zor kar?ysynda e?ilmeyen ba?y sonunda bir a?ka yenik dü?üyordu. ya sevdi?i adama ölüm cezasy verecekti, ya da... ikinci yolu seçti bodrum hakimi.
?u bodrum'un da?larynda ceylanlar dola?yr
kara haber mefaret hanyma pek tez ula?yr
bodrum'da syky syky mühürlenmi? a?yzlardan yarym yamalak dökülenler ise, hakim hanymyn sevgilisinin filmdeki gibi bir suçlu de?il, bodrum'un savcysy oldu?u yönünde. ama bu a?kyn mefaret hanym'y neden intihara sürükledi?i konusunda rivayet muhtelif. kar?ylyksyz de?ildi a?ky besbelli. ama herhalde evlenemeyeceklerdi. ama neden? savcy evli miydi, ya da önce evlilik vaadetti?i mefaret hanym'y sonra terk mi etti... büyük olasylykla bodrumlular pek sevdikleri "hakim hanym"laryna böyle gayrime?ru bir ili?kiyi yaky?tyrmak istemediklerinden susuyorlar bu konuda, takvimlerinde bile "ni?anlysy" syfatyny kullanmayy tercih ediyorlar.
mefaret hanym'yn son gecesine ili?kin anlatylanlar ise daha da hazin. milasly türk sanat müzi?i bestekary zeki duygulu'nun konseri var o gece. bodrumlular ciple milas'yn yolunu tutuyor. mefaret hanym da aralarynda. ve o gece konserde bir ?arkyyy tam üç kez çaldyryyor:
uslu dur kadynym çyldyrtma beni
ben artyk bildi?in o ten de?ilim
bir ba?ka ya?murla yslak mendilim
yeter artyk a?latma beni
uslu dur kadynym çyldyrtma beni
dökülmü? yapra?ym, sararmy? güzüm
çi?li kirpiklerle ya?lydyr gözüm
bu gurbet ellerde ben bir öksüzüm
yeter artyk a?latma beni
uslu dur kadynym çyldyrtma beni
bu konser bodrumlular'yn mefaret tüzün'ü son görü?ü oluyor. tolga çandar o gece kendini asan hakim hanymyn ölümünün bodrum'da ne büyük bir üzüntü yaratty?yny annesinden dinlemi?. o zamanlar henüz çocuk olan annesi tarlada çaly?yrken gelen ve mola veren otobüsü ve üstündeki cenazeyi hiç unutmamy?. yyllarca ne bu öykü dü?mü? dilinden ne de bodrum hakimi'nin türküsü.
hakim hanym'yn memleketi kütahya tav?an
hakim hanym sen eyledin bizleri peri?an
bu kütahya konusu da ayry bir muamma. takvimde de türküde de mefaret hanym'yn tav?anlyly oldu?u söylense de bunun asly yok gibi. tav?anly kaymakamyyla konu?an tolga çandar hakim hanym'yn bir süre tav?anly'da görev yapty?yny, typky bodrum'daki gibi yöre halky tarafyndan çok sevildi?ini, giderken de gözya?lary içinde konvoylarla u?urlandy?yny ö?renmi?. mefaret tüzün'ün gerçekte tekirda?ly oldu?u sanylyyor.
çandar, kendisini çocuklu?undan beri derinden etkileyen bu kadynyn pe?ini byrakmamaya kararly. elinde bodrum kaymakamly?yndan zar zor edindi?i sararmy? bir foto?raf var. hakim'in sevgilisi oldu?u söylenen savcyyy aramy?, bulamamy?, akrabalaryna sormu?, ö?renememi?, ?imdi adalet bakanly?y'nda ara?tyrmalaryna devam ediyor. bu arada da hiç olmazsa bir türküyle bu talihsiz kadyna bir selam gönderiyor.
türkü, bodrumlular'yn yakty?y bir a?yt ama milasly radyo sanatçysy nazmi yükselen onu trt repertuvaryna girecek ?ekilde düzenlemi? ve 60'ly yyllarda pla?a okumu?. i?in ilginç yany, tolga çandar yunan adasy kos'ta da dinlemi? bu türküyü. hemen sormu? "bu ne?" diye, "kar?yda ya?anmy? bir öykü" demi?ler. ?imdi tolga çandar'yn sesiyle yeniden hayat buluyor "bodrum hakimi"nin öyküsü. çok sade, tek bir ba?lamayla, kyrk yyl uzaktan yürekleri da?lamaya devam ediyor:
nasyl astyn mefaret hanym ipe de kendini
altyn makas gümü? byçak ile do?radylar tenini
(risk, 03.12.2002 13:34)#1930097 !?
kiziro?lu mustafa bey
bu türküyü dinleyen herkesin kafasynda bir soru belirir. kim bu kiziro?lu mustafa bey ? köro?lu ile ne ilgisi var? bu türküyle ilgili birçok söylenti var ama en ilginci sanyrym bu. kizir, kars'yn susuz kazasyna ba?ly bir köydür. bu köy kysyr da?larynyn geni? eteklerine kurulmu?tur. köyün dört bir yanyndan ise so?uk pynarlar akar. köy düz toprak damly evlerden olu?maktadyr ve köyün hakim bir yerin de de bir kale kalyntysy vardyr. köylüler kiziro?lu'nun kalesi derler buraya. kiziro?lu bu köyde ya?amy? ve bura da efsanele?mi?tir derler.
küçükken at binip kylyç ku?anyr
söylentiye göre ?imdiki kiziro?lu köyü’nün yerinde bir birinden uzak yirmi yirmi be? kadar ev bulunmaktaymy?. bölge da?lyk ve ormanlyk oldu?u için insanlary da bu nedenle olacak ki çok serttir. o zamanlar burada ya?ayan insanlaryn ba?ynda bulunan ki?iye "kizir" derlermi?. kizir muhtar demektir. gün gelmi? zamanyn kizirinin ünü tüm anadolu'ya yayylmy?. tüm kötüler ondan korkar olmu?. gel zaman git zaman kizirin bir o?lu olmu?. daha küçükken iyi at biner, kylyç ku?anyr olmu?. i?te kiziro?lu mustafa bey bu çocuk. bütün çocuklu?u kysyr da?y’nda at binip avlanmakla geçmi? mustafa'nyn. o da babasy gibi büyüyünce namly bir yi?it olmu?, haksyzlyk ve adaletsizliklerle sava?maya ba?lamy?. zaten onun bulundu?u çevrede kimse haksyzlyk etmeye cesaret edemezmi? ya .
köro?lu do?uya gelir
o syrada do?uya gelen köro?lu kysyr da?lary’nda ferro deresine yerle?ir, amacy do?udaki haksyzlyklary yok etmek. bir gün köro?lu bir at gezisinde kizir köyü’nü görür, "burada ki adaletsizlikler de benden sorulur" der ve gider orada bir kale kurar. i?lerinden dolayy bir müddet köyünden ayry kalan kiziro?lu köye döndü?ünde köro?lu’nun kalesini görür. sinirlenir. köro?lu’nun yanyna gider, sertçe çyky?yr "sen kim olasyn ki benim yurdumda saltanat süresin" her ikisi de bir birlerini kötü insan olarak bilirlermi?. köylülerin söylemesi böyle.
yi?itlerin kavgasy
o zamanyn adaletine göre iki yi?it dövü?ür, galip gelen di?erini öldürüp sava?y kazanyrmy?. köro?lu ve kiziro?lu günlerce at üstünde kavga etmi?lerse de yeni?ememi?ler. kylyç kavgasynda ve güre?te de yeni?ememi?ler. mustafa bey’in aty ala paça da köro?lu'nun aty kyrat’la güre?-mekte. mustafa bey ?öyle bir geri bakmy? ki ne görsün aty ala paça köro?lu’nun atyny alt etmi? duruyor. "ola benim atym köro?lu'nun atyny alt etmi?, ben köro?lu'nu alt etmezsem halim nic' olur" deyip gayrete gelmi? köro?lu'nu yere vurmu?. tam kamasyny çekmi? vuraca?y syrada köro?lu "dur yi?it, bana biraz mühlet ver yi?itlerimi göreyim karymla helala?ayym" demi?. mustafa bey byrakmy?. köro?lu eve gidip olanlary karysyna sazyyla sözüyle anlatmaya ba?lamy?.
bir aty var ala paça peh peh peh
mecal vermez kyrat kaça hey hey hey
az kaldy ortamdan biçe
a?am kim, pa?am kim, nigar kim,
hanym kim
kiziro?lu mustafa bey
bir beyin o?lu
zor beyin o?lu
diye...köro?lu gecikti?i için evine kadar gelen kiziro?lu kapy araly?yndan türküyü duyunca duygulanyr ve utanyr. kapyyy çalyp içeri girer. mustafa bey’i kar?ysyn da gören köro?lu her ?eyin bitti?ini dü?ünürken mustafa bey sarylyp onu öper. "sen benden daha yi?itsin köro?lu" der. köro?lu da "ben artyk buradan gideyim burada senin gibi mert ve yi?it biri varken kalmak olmaz" der ve köyü terk edip batyya gider.
anadolu insanynyn takdiri
köro?lu'nun bolu da?lary’ndan çykyp ta kars'a gelmesi o zamanyn ko?ullarynda olanaksyz gibi. ama halk dü?üncesi iki yi?idi do?u anadolu da önce çarpy?tyryyor sonra bary?tyryyor. bu, anadolu insanynyn kahramanlaryna, haksyzlyklara direnenlere verdi?i de?eri gösterir. kiziro?lu öyküsü tepeden inmemi?tir, böyle bir yi?it ya?amy? ün almy?tyr. halk da bu söylenceyle kiziro?lu'nu saygy ve sevgiyle anmaktadyr.
(risk, 03.12.2002 13:53)#1930230 !?
ferayi'dir kyzyn ady
?u bizim milâs, tarih boyunca iki uygarly?a ba?kentlik etmi?tir. ilkin halikarnassos'tan (bodrum'dan) önce karya krally?yna; daha sönra da mente?e beyli?ine.
mente?e beylerinden yakup'un o?lu ilyas, av meraklysy, da?lar sevdalysyymy?. silahyny omuzlady?y gibi, da?lara dü?ermi?. o da? senin, bu da? benim. hani, bizim mu?la'myzyn da?lary da da?dyr ha. adam, avcy olmasa bile aç kalmaz mu?la da?larynda. mevsimine göre çyntar (mantar) toplar, közde kebap edip yer. mersindi, çilekti, geyik elmasyydy, haruptu, incirdi; doyurur karnyny. sözün aky?yny de?i?tirmiyelim; ilyas bey'den anlatyyorduk: bu ilyas bey, bir ilkyaz günü mu?la da?larynda av ardynda ko?uyormu?. göktepe dolaylarynda olacak; dünya güzeli bir yörük kyzyna rasgelmi?. bilinir ki; yörükler yazy yaylada, ky?y yazyda (ovada) geçirirler. ilyas bey; bu becene(yssyz) da? ba?ynda bir güzeller güzeliyle kar?yla?ynca ?a?yrmy?:
- in misin, cin misin? diye sormu?. kyz:
- ne in'im, ne cin! sencileyin bir insanym.
- peki, ne aryyorsun bu da? ba?ynda?
- kuzularymy, o?laklarymy güderim. ya sen?
- ben mi? av avlayyp ku? ku?lardym ki; bugün bahtym kar?yma seni çykardy. adyn ne senin?
- ferayi.
- ferayi. ferayi. ferayi...
- benim türkmen adymy beyenmedin yalym "galiba"?
- yoo. çok beyendim de, beyendi?imden, dü?ürmem adyny dilimden.
- ya senin adyn ne? neyin nesi, kimin fesisin?
- adym ilyas. yakup beyin o?lu.
- ooo. beyimizin o?lu beyimiz onurlandyrmy? obamyzyn kondu?u yerleri. ne mutluluk canymyza. hadi, çadyrymyza buyur da, bir tas ayran sunayym sana. açsyndyr, çökelek çykarayym.
ilyas bey, ferayi'nin sundu?u çökele?i bazlamaya saryp yemi?, tas tas ayran içmi?. bir yadan da, ferayi'yle evlenmeyi kafasyna koymu?, içini açmy?:
- benle evlenir misin ferayi?
- bunu anam-atamla konu?man gerek bey..
ilyas bey dönmü? milas'a. anasyna iletmi? kararyny:
- ana can, hep, benim evlenmemi ister durursun de?il mi?
- hemde nasyl! hayrola, buldun mu yoksa gönlünün sultanyny?
- buldum ana. senden dile?im odur ki; dile?imi bey babama açasyn.
- olur o?ul. kim ki gelinimiz olacak kyz?
- göktepe'de oba kurmu? yörük kyzy ferayi.
yakup bey, adamlaryndan birkaçyny yanyna alyp, varmy?, ferayi'nin obasyna. ho?-be?ten sonra da çykaryny? a?zynda baklayy:
- geli?imiz ?undandyr ki; diye söze ba?lamy?... "bahçenizdeki gülü dermeye geldik, sizinle karde?lik olmaya geldik... o?lum bir beyenmi? ferayi'yi, ben iki beyendim..."
bey bu, sözü buyruktur. ferayi'nin babasy da myryn-kyryn etmemi?:
- civan o?lun ilyas'a kyz vermek, obamyza ?an verir, demi?.
dü?ün hazyrlyklaryna tezelden ba?lanmasy kararla?tyryldyktan sonra konuklar daha oturmamy?lar. mu?tuyu ilyas'a ve halka vermek için, milâs'a do?ru yola koyulmu?lar.
onlar obadan uzakla?yrken, ferayi'nin a?abeyi mystyk dönmü? sürüyü yaylatmaktan. neler olup bitti?ini sormu? babasyna. babasy:
- obamyzyn ba?yna devlet ku?u kondu o?ul! diye girmi? söze; "yakup beyo?lu ilyas bey, bacyn ferayi'ye gönül koymu? ki; babasy ferayi'yi istemeye gelmi?..."
mystyk:
- o ilyas olacak beyo?lu ferayi'yi nerde görmü?? demi? ve "anla?ylan ferayi onunla yavuklanmadan (ni?anlanmadan) görü?mü?. ben bunu ar ederim. ilyas kendine ba?ka kysmet arasyn" diye eklemi?. nice ysrar etmi?lerse de, "nal" demi?, "myh" dememi? mystyk.
- ferayi, bakmy? ki ba?ka yol yok; haber salmy? ilyas bey'e:
"- beni falan gün kanly kapuz'un (kanyonun) a?zynda bekle. ben çeyizimi sary mayaya (di?i deveye) yükler gelirim. ordan da kaçaryz birlikte..." ilyas bey, atlamy? atyna, kavil (bulu?ma) yerine do?ru yola düzülmü?. gelin görün ki; mystyk sezmi? olan biteni. izlemi? ferayi'yi. kanly kapuz'un ba?ynda yakalamy?. "demek ilyas'la kaçacaksyn ha?" diyerek, çekmi? byça?yny, delik-de?ik etmi? biricik bacysyny. sonra da kendini, kapusun kara derinliklerine atmy?. ilyas bey kavil yerinde, çeyiz yüklü sary mayayy ba?ybo? görünce, yüre?i a?zyna gelmi?. az sonra da ferayi'nin, al kanlar içindeki ölüsünü bulmu?. bunun üzerine ilyas bey ne yapmy?, bilmiyoruz. bildi?imiz bir yey var: halk usta, bu acyly öyküyü türküle?tirmi?, dünya durdukça çy?rylsyn; sevenlerin arasyna kimse girmesin diye:
ferayidir gyzyn ady ferayi de yandym aman
esmer yarim de aman da ferayi
türkmen de gyzy,katarlamy? mayayy of yandym aman
esmer yarim de aman da mayayy
ninni ninna,ninni ninnana,nininih,ninaynam
aman da aman ferayi
demirciler demir dö?er,tuncolur öf yandym aman
esmer yarim de aman da tuncolur
sevip sevip ayrylmasy,gücolur öf yandym aman
esmer yarim de aman da gücolur
kaynak:
ahmet günday
ba?lama metodu
notalary ile halk türküleri
ve türkü hikayeleri
(risk, 03.12.2002 13:56)#1930252 !?
misket
misket, ufacyk tefecik bir elma türü... huriye de ganizadeler'in ufakcyk tefecik ?ip?irin kyzlarynyn ady. huriye, syk syk evlerinin önündeki elma a?acyna tyrmanyr, yolu gözler; sebep, osman efe...
ankara'nyn sayyly efelerinden osman, genç, yaky?ykly, geni? omuzlu,burma byyykly... huriye'nin gönlü bu osman efe'de. osman efe, evin önünden geçiyor; huriye atlyyor bahçeye, tyrmanyyor misket a?acyna. ikisinin de yüre?inden ylyk bir ?eyler akyyor. osman efe, huriye'yi adyyla ça?yrmyyor hiç, ''misket'' diyor huriye'ye.
yörenin ünlü a?alaryndan kyr a?a, bir gün huriye'yi su doldururken görüyor çe?me ba?ynda. aradan bir hafta geçmeden kyr a?a, huriye'yi istetiyor. babasy, ''kyr a?a, yi?it insandyr, maly mülkü yerindedir'' diyerek huriye'yi vermek ister. annesi, huriye'nin a?zyny arar, fakat huriye ''ölsem kyr a?a'ya varmam'' cevabyny verir.
huriye, ak?amy zor eder. bahçeye çykyp, osman efe'nin yolunu gözler. uzaktan atyny görünce, tyrmanyp çykar elma a?acyna. durumu bildirir osman efe'ye.
osman efe, çylgyna döner. kyr a?a'ya haber gönderir, ''kendini sever, sayarym. yi?it ki?i bellerim. yolumdan çekilsin. sonu iyi olmaz'' der. haberi osman efe'den kyr a?a'ya götürenler, bire bin katarak anlatyrlar ''osman diyor ki, kyr a?a kim oluyor da benim yavuklumu alacak. le?ini sararym'' diye...
kyr a?a, ''demek dünkü çocuk bize meydan okuyor. kendine güveniyorsa kar?yma çyksyn'' diye osman efe'ye haber gönderir. tabii haberi götürenler osman efe'ye de bire bin katarak anlatyyorlar. osman efe kyr a?a'ya, kyr a?a osman efe'ye kinlenir. sonunda kyran kyrana kavga etmeye, sa? kalanyn huriye'yi yani misket'i almasyna karar veriyorlar.
belirlenen gün ve yerde kar?yla?yyorlar. byçaklar çekiliyor. huriye ise durumu merakla bekliyor. çykmy? elma a?acy üstüne, yolary gözlüyor. bir yandan da osman efe için dua ediyor. osman efe ise kyr a?a kar?ysynda aslanlar gibi dövü?üyor. kyr a?a birden duruyor. ''benimle böylesine boy ölçü?en yi?ide, ben kyyamam. koç olacak kuzuya byçak çekemem. vur byça?yny ba?ryma. misket senin olsun'' diyor. osman efe önce ?a?yryyor, sonra oda byça?yny yere atyyor ve ko?up ellerine sarylyyor kyr a?a'nyn.
kadyn-kyz da yollara dökülmü? uzaktan görünen kalabaly?y bekliyor. misket ise çykty?y elma a?acynda duramyyor heyecandan. daldan dala geçip, gelenleri seçmeye çaly?yyor. derken kalabalyk yakla?yr, önde kyr a?a, arkasynda kalabalyk. gözleri osman'yn aryyor, göremiyor. birden ba?y dönüyor, gözleri kararyyor, tepe üstü a?açtan a?a?y dü?erek cansyz yere yy?ylyyor.
çok geçmeden kalabalyk elma a?acyna ula?ynca, bir feryattyr kopuyor. osman efe, sy?myyor oralara. kadynlar kyzlar peri?an. misket kyzyn yani huriye'nin hikayesi dilden dile dola?yp türkü oluyor.
kaynak:
ya?ar özürküt
türkülerin dili
ankara kültür kurumu yayynlary
stockholm 1987
(risk, 03.12.2002 13:58)#1930261 !?
ü?runu ü?runu gelir dereden (bedir)
?arky?la'da çiftçilik yapan bir ailenin bedriye isminde çok güzel kyzlary vardyr. bedir derler kysaca.birde ömer vardyr yanlarynda çaly?an. ömer güçlü kuvvetli yaky?ykly bir delikanlydyr. ömer'le bedir ayny ya?tadyrlar. ömer küçük ya?ta ba?lamy?tyr bu ailenin yanynda çaly?maya. çocukluklary beraber geçer. ömer'le bedir büyüdükçe o çocuksu sevgileri a?ka dönü?ür. içten içe gizli duygularla severler birbirlerini. ikisi de duygularyny açy?a vurmazlar. ömer zaman zaman diyecek olur sevgisini. bedir'in yayyna varynca cesareti kyrylyr. söyleyemez bir ?ey yutkunur kalyr. ömer bir ?ey dese kar?ylyk verecektir ama, çaresiz oda bir ?ey söyleyemez. günler aylary yyllar yyllary kovalar. ?arky?la'da hayvanlary sürüleri olanlar, her yyl yaz aylarynda yaylaya çykarlar. sürülerini daha geni? otlaklarda yaylarken,tertemiz havayy teneffüs edip buz gibi suyunu içerek, tabiat'yn bütün güzelliklerinden doya doya faydalanyrlar.
bedir'in ailesi de yaz aylaryny kyzanandy denilen yaylada geçirmektedirler. kyzanandy, tertemiz havasyyla buz gibi sularyyla tipik bir anadolu yaylasydyr. fazla kalabalyk olmady?y içinde,insanlar çok iyi ili?ki içerisindedirler. ak?amlary bir yerde toplanyrlar masal anlatyrlar, türkü söylerler, halay çekerler. yaz mevsiminin nasyl geçti?i anla?ylmaz bu topraklarda. bir sonraki yaz mevsimi iple çekilir. i?te bu yaylada kaldyklary zamanlaryn birinde! daha fazla yalnyz kalma imkany bulurlar. ve bir gün, ömer bedir'e duygularyny açar. ne söyleyece?ini tam anlatamaz ama; bedir'de heyecandan anlayacak durumda de?ildir zaten. sözlerden çok baky?lar konu?ur sade. kar?ylykly olarak a?klaryny ilan ederler. sonra, gizli gizli bulu?maya ba?larlar. sözde gizlice bulu?urlar ama, gören görür bilen bilir onlaryn a?klaryny. ve kysa zamanda herkes tarafyndan konu?ulur olur ömer ile bedir'in a?klary. ama kimse yadyrgamaz bunu. herkes yaky?tyryverir birbirlerine ve evlenmelerini isterler. ömer allah'yn emriyle istetecektir bedir'i. dünürcüler belirlenir. bedir ailesinden geleneklere uygun bir ?ekilde istenir. kyzyn ailesinin karary olumsuzdur. özellikle bedirin annesi gürcü hatun, ömer'in fakirli?ini bahane ederek bu evlili?e kar?y çykar.araya girenler ne kadar ysrar etselerde kara dedi?ine ak demez gürcü hatun.a?yklaryn evlenmesine mani olur.
bir süre sonrada bedir'i ?evki adynda ya?ly ve zengin birine verirler.dü?ün günü ömer'le çok yakyn bir arkada?y yaylaya çykarlar. ve gelin alayyny çok üzgün bir ?ekilde orada seyrederler.ömer çok içlenir ve a?layarak türkü söylemeye ba?lar. bedir'in ya?ly kocasy evlendikten bir süre sonra ölür.
ömer henüz evlenmedi?i için ahali tekrar araya girip,bunlary evlendirmek isterler ama, bedriye ömer'i çok sevdi?ini fakat, evlenirse dedikodularyn çykabilece?ini söyleyerek, a?kyny kalbine gömer ve teklifi kabul etmez. iki kere kaybetti?i a?ky için ömer'in yakty?y türkü dilden dile söylenir oldu.
(risk, 03.12.2002 14:01)#1930276 !?
kütahya'nyn pynarlary
bundan 100-120 yyl önce kütahya'da bir ailenin genç yaky?ykly, sözü dinlenir, temiz kalpli bir o?ullary varmy?. orta halli bir ailenin de güzel, boylu poslu uzun saçly bir kyzlary varmy?. kyz biraz hoppa oldu?u, ele, avuca sy?mady?y için arkada?lary ona "deli düve" ismini vermi?lerdi (düve: buza?y do?urma zamany gelmi? yeni ineklere bazy yerlerde düve denirmi?). i?te genç yaky?ykly delikanly deli düveye a?yk olmu?. o zamanlar deli düve ady dillere destandyr. genç, deli düveyi ailesinden ister, fakat kyzy vermezler. kyzla genç gizli gizli bulu?urlar. bunu duyan kyzyn ailesi razy olur ve kyzla genci evlendirirler. fakat gençlerin saadetleri uzun sürmez, bu kyzyn güzelli?ini duyan gören zamanyn delikanlylary kendilerini reddeden kyzyn kocasyny hem kyskanyr hem de ona kin ba?larlar.
aradan hayli zaman geçer bu genç ve güzel gelin bazy delikanlylar tarafyndan tehdit edilmeye ba?lanmy?tyr. delikanlylar "kocandan ayrylacaksyn yoksa seni da?a kaldyryryz, kocanyn da gözlerini kör ederiz" diye kyza haber salmy?lar. genç kadyn önceleri aldyrmaz ve kocasyndan saklar, onu sevdi?i için bir türlü kötülük etmelerine razy olamaz ve delikanlylara ?öyle haber yollar " ne olur, kocamy rahat byrakyn. ona dokunmayyn ne isterseniz yapayym" der. bunu haber alan gençler kadyny kaçyrmaya karar verirler. aracy kadyna "biz istedi?imizi çe?me ba?ynda söyleyece?iz. oraya kadar gelsin" derler. bunu duyan gelin meraktan çatlayacak bir duruma geldi?inden çe?me ba?yna gider. çe?me ba?yna giden delikanlylar tuzak kurarak kadyny kaçyryrlar. kadyn bu syrada çy?lyk atar o syrada kadynyn kocasy olan asalyo?lu sesi duyarak ko?arak gelir. kadynyn kocasy ile di?er gençler arasynda kanly bir kavga olur ve asalyo?lu ölür. gençler kyzy da?a kaldyrmy?ty öte yandan o?ullaryny kanlar içinde yatty?yny gören gencin ana ve babasy saçlaryny ba?yny yolarlar.
(risk, 03.12.2002 14:04)#1930292 !?
penceremin altynda zerdali dalymysyn
bu türkünün hikayesi çankyry'nyn çerke? kazasynyn hacy bey köyünde ya?anmy?tyr. alty çocu?uyla beraber yoksul bir hayat süren, bütün umutlary topra?a ba?ly bir aile vardyr. bu ailenin gülbahar isimli bir de güzel kyzlary vardyr. henüz on be? ya?ynda olan gülbahar'yn gönlünde köyün zenginlerinden bir a?anyn o?lu murat yatmaktadyr. murat bu sevgiden habersizdi.
gülbahar her gün testisini alyr çe?meye gider.gider ama dü?üncesiyle murat'y da beraberinde götürür. testisini doldurur. penceresinin önündeki zerdali a?acyny sular,ama bu i?leri yaparken hep murat'y dü?ünmektedir. bir gün çe?me ba?ynda murat'y gördü. heyecanyny gizleyemedi gülbahar. elleri titriyor, yüzü durmadan renk de?i?tiriyordu. murat dayanamady sordu.
beni sevdi?ini söylüyorlar köyde do?rumu bu?
gülbahar bu sefer daha da heyecanlandy, bir ?ey diyemeden kaçamak bir baky?la murat'yn yüzüne bakty, hyzla oradan uzakla?ty. baky? o baky? murat'ynda içine bir ate? dü?mü?tür. her gün çe?me ba?ynda bulu?maya ba?larlar. murat'yn babasy bunu duyar. o?lunun bir fakir kyzyyla ilgilenmesini istemiyordur. kom?u köyden bir kyzla murat'yn nikahyny kyydyryr. bütün umudunu yitiren gülbahar ekmekten a?tan kesilir. günlerce a?zyna bir ?ey koymaz. artyk her ?eyin bitti?ine kanaat getirir ve kendisini, büyük bir umutla besledi?i zerdali a?acyna asar. çünkü davul zurna sesleri köyün sessizli?ini yykmy?ty, gelin geliyordu. her ?eyden habersiz murat pek dü?ünceliydi. haberi duyunca beyninden vurulmu?a döndü. kendisine ve insanlara dünyaya lanet ediyordu. çok geçmeden aklini kaybetti. bir daha da eski haline gelemedi.
penceremin altinda zerdali dalimisin
penceremin altynda da a beyim
zerdali daly mysyn?
dü?kün dü?kün duruyonda a beyim
benden sevdalymysyn?
hep kara leylide baky?yr aman
ka?lary gözlere yaky?yr aman.
penceremin altynda da a beyim
kitap açmy? okuyor.
perçemine ya? sürmü?te a beyim
yel estikce kokuyor.
hep kara leylide baky?yr aman
ka?lary gözlere yaky?yr aman.
pencereden bakyyor da a beyim
?eker olmu? akyyor.
bu sevda nasyl sevda a beyim
beni candan yakyyor.
hep kara leylide baky?yr aman
ka?lary gözlere yaky?yr aman.
kaynak:
mehmet özbek
folklor ve türkülerimiz
ötüken ne?riyat istanbul 1994
ay?egül göktepe (radyo program yapymcysy)
(risk, 03.12.2002 14:07)#1930313 !?
mu?la'nyn yata?an ilçesine ba?ly gevenes köyünde mustafa ?ahbudak adyn da, 1922 yylynda bir efe do?ar. babasy a?adyr, dolayysyyla mustafa da bir a?a çocu?udur. mustafa hiddetli bir ki?ili?e sahiptir. köy muhtary tevfik cezayirli en yakyn canci?er arkada?ydyr. herke bu ikilinin arkada?ly?yna gypta ile bakar neredeyse her ak?am köy kahvesinde bu iki arkada? dama maçy düzenlerler iddialy ve dostça yapylan bu kar?yla?malar, kahvedekiler tarafyndan ilgi ile izlenir. çünkü bu olaylaryn mükafatyny, izleyiciler almaktadyr. 1946 yyly, temmuz ayynyn sycak bir gününde bu arkada?ly?a kan damlar, öfke seli kary?yr. u?ursu hadise cezaevinde sonuçlanarak, elli be? yyldyr söylenegelen bir drama dönü?ür.
sycak bir temmuz günü mustafa ?ahbudak, her zamanki gibi yine köy kahvesi ne gider. o syrada kahveye muhtar tevfik cezayirli'yi görme?e, yata?an ilçe milli e?itim müfetti?i ile tahsildar gelmi?tir. muhtar olmady?y için misafirleri her zaman oldu?u gibi, mustafa ?ahbudak a?yrlama görevini üstlenir. iki misafiri alyp yeme?e götürür. döndüklerinde muhtar'y kendilerini bekler görürler. o gün iki misafirden izin isteyip, yine dama tahtasynyn ba?yna otururlar. oyunun yarysynda orman memuru, mehmet in, çykagelir. mehmet, sarho?tur. bir gün önce, kom?u olan çiftlik köyünde yangyn olmu?tur. 1946 seçimlerinin evraklary yata?an'a gönderilecektir. seçim evrakyny yata?an'a, köy bekçisinin götürmesi zorunludur. ormancy ise, yangyn evrakynyn bir an önce ilçeye götürülmesi için, bekçiyi muhtar'dan ister. muhtar:
-olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarynyn ula?tyrylmasy gerekiyor. bekçiyi gönderemem der. bunun üzerine ormancy ile muhtar arasynda, bir tarty?ma ba?lar. muhtar en sonunda:
-ayyp ediyorsun mehmet, bize müsaade et, der.
ormancy kahveye girip tekrar geri döner, gelir. dama masasyny bir yumrukta darmada?yn eder. mustafa ?ahbudak, bu davrany?a tahammül edemez ve ormancy'ya bir tokat atar. olayyn büyüyece?ini anlayan köylüler, adamy alyp sakinle?mesi için kahvenin arka tarafyna götürürler. ormancy oradan ba?yrarak küfürler savurmaktadyr. küfürler mustafa ?ahbudak'yn tahammül synyryny daha da zorlar. yerinden kalkar, ormancy'nyn üzerine yürür. ormancy mehmet'in, kamasyny çykaryp mustafa ?ahbudak'yn sol kolunun pazysyndan yaralar. o zaman, mustafa ?ahbudak ormancyyy korkutmak için, belindeki tabancayy çykaryr, yere do?ru ate? eder. i?te ne olursa, o an olur!
muhtar, ormancy'nyn ikinci kez kama vurmamasy için elini tutar. fakat, mustafa bey teti?i çoktan çekmi?tir... ormancy bunun üzerine kaçmaya ba?lar. mustafa ?ahbudak kaçmasyn diye, bir el daha ate? eder. bu ate? de öldürmek için de?il, kaçmasyna engel olmak içindir. ikinci aty? üzerine mehmet in, yere dü?er.
arka cebinde tabaka oldu?u için, ona hiç bir ?ey olmaz. bu arada ne yazyk ki, mustafa ?ahbudak, kaza kur?unu ile dostu tevfik'i vurur. o günlerin imkansyzlyklary içerisinde tevfik'i, tahta bir sal üzerinde mu?la devlet hastahanesine götürürler. tevfik, çok kan kaybetmektedir. mustafa, doktor veli bey'e:
babamyn selamy var, bu adamy iyile?tir. der.
veli bey:
-o ölecek, önce senin kolunu saralym. der. o syrada tevfik eliyle i?aret edip mustafa'yy yanyna ça?yrarak:
-ben ölüyorum hakkyny helal et. der.
mustafa:
-hayyr, sen ölmeyeceksin! derken a?lamaya ba?lar. aslynda orada herkes efelerin a?lamady?yny bilir. ancak mustafa, arkada?ynyn bu durumuna dayanamamy?tyr.
gerçekten de biraz sonra tevfik, hayata gözlerini kapar. mustafa, en yakyn arkada?yny öldürdü?ü için polise teslim olur, bu olay üzerine dört yyl ceza yer. ceza. evindeyken her gece tevfik rüyasyna girer. ancak ormancy'ya kini gittikçe artar. bu acy olaydan sonra köyde kalamayaca?yny anlayan ormancy, tayin ister.
kavaklydere orman müdürlü?üne atanyr. aslen marmarislidir. emeklili?inden sonra oraya yerle?ir. doksanly yyllaryn ba?ynda, kendi memleketi olan marmaris'te ölür.
mustafa ?ahbudak cezaevinden çyktyktan sonra, anylarla dolu o köyde ya?ayamayaca?yny anlayyp, mu?la merkeze yerle?ir.
çok sevdi?i, günlerini birlikte geçirdi?i arkada?yny muhtar tevfik cezayirli'yi tek
kur?unla öldürdü?ünde arkada yirmi be? ya?ynda bir e? ve üç çocuk byrakyr. muhtar'yn e?i pembe, bu acyya dayanamayynca birkaç yyl sonra akly dengesini yitirir. o?lanyn biri izmir'e yerle?ir. di?er o?lanla kyz, köyde evlenirler ve hayatlaryny orada sürdürmeye devam etmekteler.
yyllardyr her ?eyi unutmaya çaly?an mustafa'ya bir gün arkada?lary, tahir usta adynda bir de?irmenciden bahsederler. bu de?irmenci, annesinin akrabasydyr. de?irmenci tahir usta ayny zamanda türkü de bestelemektedir. i?te gevenes köyünde ya?anan bu acy olay da bu ki?i tarafyndan bestelenmi?tir. dü?ünlerde okunan, herkesin diline dü?en türkü ''ormancydyr.'' bir gün, radyodan duydu?u bu türkü ile unutmak istedi?i olaylary, tekrar ya?ar gibi olur. radyoyu kapatyr, bu türküden çok incinmi?tir.
ormancy türküde ormancy ady ile, mustafa ?ahbudak ise ''bay mustafa" ady ile yer almy?tyr.
ormancy mehmet'in bir anlyk sarho?lu?unun musibetini, yyllarca pi?manlyk
duyarak ve memleketinde barynamayarak ödedi demek yanly? olur.
çünkü o türkü ya?ady?y müddetçe kötü adam olarak anylacaktyr ve tarihe öyle geçecektir.*
selçuklu imparatorlu?u’nun yykylmasyyla birlikte anadolu’da türk beylikleri kuruldu. beylikler zamanynda burdur ve civarynda hamito?ullary beyli?i kurulmu?tu. osmanly beyli?i ile germiyano?ullary arasynda bir kyz aly?veri?i sebebiyle osmanlylar acypayam/ye?ilova bölgesindeki e?eler yaylasyny çeyiz olarak germiyano?ullaryna verdiler. bunun üzerine bölgeyi kontrol altyna almak isteyen germiyano?ullary 5-6 bin civaryndaki atly kuvvetlerini bölgeye gönderdi. hamito?ullary da bu durumdan rahatsyz olup kuvvetlerini bu bölgeye sevk etti.
yine bu arada karaa?aç bey kontrolundaki av?ar a?ireti de bu bölgeyi be?enip daha önceden yerle?mi?ti. av?ar a?ireti'nin kuvvetleri sayy olarak 500-600 civaryndaydy. germiyano?ullarynyn kuvvetlerine kar?y kendilerini savunmak için sayyca çok azdylar. ancak konakladyklary bölgeyi germiyano?ullaryna byrakmaya niyetleri de yoktu. a?iretin ileri gelenleri gözü kara karaa?aç bey’e sava?mamasy için ne kadar telkinde bulunduysa da dinletemediler. karaa?aç bey germiyano?ullar’yla sava?a tutu?up az sayydaki adamlaryyla germiyan güçlerini da?ytarak sava?tan zaferle çykty. burasy sonralary av?ar a?ireti’nin merkezi oldu ve “asi karaa?aç” dendi. bir di?er ismi de “garbi karaa?aç” tyr. daha sonralary badem a?açlarynyn çok olmasy sebebiyle buraya "acypayam" ady verilmi?tir.
av?ar beyleri’nin germiyano?ullary'na kar?y verdi?i sava?ta yaptyklary kaharamanca çarpy?malarda obanyn ozany tarafyndan destansy bir ?ekilde türkü halinde söylenmi?tir. daha sonralary teke yöresinde sevilen ve günümüze kadar gelen bir türkü haline gelmi?tir.
(risk, 03.12.2002 15:25)#1930968 !?
drama köprüsü
debreli hasan, drama'da yeti?mi?tir.debreli namyyla mübadele öncesi dönemde drama-serez-sarysaban bölgelerinde faaliyet göstermi? bir halk kahramany e?kiyadyr. drama köprüsünü,o devrin haksyzlykla para kazanan halky ezen zenginlerinden aldy?y haraçla yaptyrmy?tyr.debreli hasan'yn ya?ady?y,dönem kesinlikle bilinmemekle beraber çakyrcaly efe ile ça?da? oldu?u görü?leri,hatta aty?tyklaryna dair hikayeler onun 1870-1920 yyllary arasynda makedonya da?larynda egemen oldu?unu göstermektedir. bu konuda halk arasynda söylenen menkibeye göre;selanikli yahudi bir tüccar ticaret için izmir'e gidecektir.e?er bu civar da?larda hükümran olan debreli'den geçsen, ege da?larynda çakyrcaly'dan geçemezsin denir,kendisine.nitekim de öyle olur.
debreli'nin çetesinde pek çok ki?i yoktur.bilinen karakedi namyyla bir tek kyzany oldu?udur.halka onu sevdiren e?kyya ki?ili?inin en üstün tarafy ise fakirlere yardym etmesi,bilhassa birbirini seven yoksul gençleri evlendirmesidir.bu konuda ?öyle bir menkybe de vardyr."evlenmek niyetinde olan da?ly bir genç,tek danasyny almy?,iskece pazaryna inmektedir.yolu,debreli hasan tarafyndan kesilir.delikanlynyn evlenmek için parasy olmady?yny anlayynca debreli kendisine dü?ün için yetecek parayy verir ve ayryca danasyny satmamasyny salyk verip u?urlar." makedon da?larynyn debreli'si sonunda padi?ah affyna u?rar veya söylentiye göre mübadelede güvenlik güçlerinin elinden kaçmayy ba?aryr ve türkiye'ye göç eder.
(bkz: drama koprusu/6)
(risk, 03.12.2002 16:03)#1931287 !?
eskiya dunyaya hukumdar olmaz
rize'nin ?imdiki ady portakallyk olan haldoz mahallesindeki bir dü?ünde karde?inin byçakla karnyndan yaralanmasy üzerine, kendisine haber verilen sandykçy ?ükrü olay yerine giderek karde?ini kanlar içinde buluyor ve karde?ini yaralayan abdi a?a'nyn u?a?yny (bir anlatyma göre de abdi a?ayy) orada vuruyor.
bu olay üzerine hapishaneye dü?en sandykçy ?ükrü bir süre sonra bazy arkada?laryyla birlikte hapishaneden kaçyyor ve da?a çykyyor.
sandykçy ?ükrü, da?a çyktyktan sonra, yönetimle i?birli?i yaparak kendisini hileyle zehirlemek isteyen biriyle karysy fadime'yi elinden almak isteyen ba?ka birini öldürüyor. sandykçy ?ükrü'nün ady bu olaylardan sonra daha da yaygynla?yyor. fakirlere bir ?ey yapmamasy zenginlerle mücadele etmesi yüzünden halk tarafyndan da seviliyor ve destekleniyor. bu ve benzeri erdemleri yüzünden kendisine yardym edenler ço?alyyor.
sandykçy ?ükrü'nün türküde ady geçen perilizade adynda zengin birine haberler göndererek, yoksullara mysyr da?ytmasyny istedi?i, yoksa kendisini cezalandyraca?y tehdidinde bulundu?u söylenir. nitekim sandykçy ?ükrü'nün iste?ini yerine getirmeyen perilizade'nin mysyrlaryny adamlaryna toplattyrdy?y ve yoksullara da?yttyrdy?y ya?lylarca da anlatylyr.
rize'nin camiönü (arkotil) mahallesinden hüseyin kutlu adynda sandykçy ?ükrü dönemine yeti?mi? bir ya?ly "çevrede ba?y belaya giren sandykçy'nyn yanyna geliyordu. sandykçy hem geleni koruyor, hem yardym ediyordu" diyor.
karde?iyle birlikte, türküde ady geçen urusba (?imdiki ady uzunkaya) köyünde eski bir kahvede otururken, zaptiyeler çevresini saryyorlar. zaptiye çavu?u abbas çavu? sandykçy'nyn teslim olmasyny istiyor, ancak sandykçy kabul etmeyerek abbas çavu?'tan çekip gitmelerini istiyor. zaptiye çavu?u da bunu kabul etmeyince çaty?ma çykyyor. sandykçy ve karde?i zaptiye çavu?u ile birkaç zaptiyeyi öldürerek kaçyyor.
sandykçy ?ükrü'nün bu olaydan sonra bir ara yakalanyp zincire vurularak batyya gönder